Elif

Elif
ölü bir kuş uçmayı hatırlamamı öğütledi bana
İlk Aşk
7/10
·91 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 00:33
Hadi herkes ilk aşkını anlatsın diye konu açılan masada oturunca anlatacağım biriydin sen benim için. Ama hadi anlat diyince “ben hikaye anlatmayı beceremem” diye çıktı ağzımdan işte. Aslında anlatırım anlatmasına da söz konusu sen isen işte orda bi duraksarım. Seni anlatabilecek kelimeleri bulmak zamanımı alır. Anlatırım anlatmasına da“kirpiklerinin gölgelediği gözleri”ni hatırlarım kirpiklerin saplanır kalbime duraksarım. Anlatırım anlatmasına da yine seni özleyeceğimden korkarım Anlatırım ben en güzel seni anlatırım. Vladimir aşık olmuştu ilk defa: Zinayda’ya. Ama talihsiz bi aşk vardı karşısnda. Zinayda başta Vladimir de dahil olmak üzere bi kaç kişiyle oyun oynadı eğlenmek için. Ama bi süre sonra işler değişti. Zinayda da aşık olmuştu çünkü. Ve Vladimir Zinayda’nın kendi babasına aşık olduğunu öğrendi… Turgenyevin babalar ve oğullar kitabından sonra bu kitap biraz yavan geldi bana. Ama bi oturuşta okuyup bitirebileceğiniz bi kitap. Sürükleyici. Vladimir ile babası arasındaki ilişki çok eksik anlatıldığını düşünüyorum. Ve kitap sonunda kafanızda bolca soru işaretiyle baş başa bırakılıyorsunuz.
Edebiyat
İlk AşkIvan Turgenyev · Olympia Yayınları · 09,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Karşınızda Melody Brooks
7/10
·320 syf.··
2025 2. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 00:02
İçimdeki melodi kitabı daha önce de okumuş olduğum içimizdeki müzik kitabının devam kitabıdır. Yazarın ilk kitabı çok fazla satıldı ve devam kitabı olarak da yazar bu kitabı yazmaya karar vermiş. Yazar baş karakteri olan Melodi’yi Steven Hawking’e benzer özellikleri olan bir kız olarak tasvir etmiş. Tekerlekli sandalyeye mahkum olan ve konuşamayan bir kız. Stephen Hawking gibi bilgisayarla düşündüklerini dile getiren birisi. Bu kitabın asıl konusuna gelirsek melodinin kamptaki arkadaşlarıyla maceralarını anlatıyor. İlk kitabı akıcı ve hoş bir dili vardı fakat ikinci kitabı biraz gereksiz gördüm aynı karakteri maceradan maceraya sürüklüyor ve ilk kitaptan hemen sonra bu kitabı okumaya başladığım için çok bunaltıcı olduğunu düşündüm. İlk kitabın aksine bu kitap akmıyor yani ilk kitap yeterliydi diye düşünüyorum. Ama her şeye rağmen kitabın sonu çok hoş bitti.
Edebiyat
İçimdeki MelodiSharon M. Draper · Timaş Genç · 20224,937 okunma
8/10
·295 syf.··
2024 2. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2024 22:47
Çoğumuzun edebiyat derslerinde duyduğu ilk psikolojik roman olan Mehmet Rauf'un Eylül kitabı Eylül, evli bir kadın ile aile dostları olan bir adamın yasak aşkını anlatıyor. Tabii bu yasak aşk gözyaşlarıyla, kıskançlıklarla, vicdan azapları ile dolu. Birbirlerine olan büyük aşkları, kadının kocasına duyduğu bağlılık ve vicdan azabı yüzünden sürekli bocalamalarla geçiyor. Kıskançlıklarla, heyecanlarla, kırgınlıklarla dolu bir kitap. "...gözler bu yalnızca kendilerinin anlayacakları anlamlarla bitip tükenmeyen parıltılar oluşturdular." Sf.191 Ayrıca aşkın yalnızca bedende değil gözlerde yaşanabileceginin hislerin gözler yoluyla aktarılabileceğinin de büyük bir kanıtı bu kitap. Her ne kadar yasak bir aşk olsa bile duyguları bu kadar net ve hoş bir şekilde aktarılması çok hoşuma gitti. Kitabı okurken Suat ile beraber oturup Necip'e aşk duydum. Necip ile beraber Suat'ın aşkından hastalanıp yataklara düştüm. Onlarla beraber onları kıskandım, onları sevdim, onlarla heyecanlanıp onlarla üzüldüm. Kitabı gerçekten hissettim. Dilin kullanım yönüne de gelirsek yazarımız akıcı bir üslupla kitabını yazmış. Hissettirilecek biçimde diyaloglara yer vermiş. Yoğun duygularla donatmıştır kitabı.
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Kaldırım Yayınevi · 201449,9bin okunma
Sevgi ve Saygıyla Martı Jonathan
10/10
·61 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2023 19:45
Jonathan Livingston sadece bir martı değil. Jonathan; umudun, inancın, hayalperestliğin simgesi. "Bilebildigimiz tek şey, bu dünyaya yemek ve olabildiğince uzun yaşamak için geldiğimiz " (sf.38) Hayır işte Jonathan bunu reddediyordu. O yaşamın gerçek anlamını aramak istiyordu. Yaşamak için nedenlerimizin olması gerektiğini savunuyordu. Evet işte öğrenmek, keşfetmek, özgür olmak gibi bir sürü neden sıralanabilir yaşam için. Azmin, kararlılığın önünde ne sürüden gelen gelenekler ne de başarısızlıklar engel olabilir. Yeter ki isteyelim yeter ki amaçlarımız doğrultusunda çalışalım. Jonathan gibi düşünüyorum ben de. Elde etmek istediğin zaman o başarıyı, önünde engel kalmıyor. Azmedince... Kitabın dili, akıcılığı, anlatım tarzı aşırı hoştu. Ve yalın bir anlatım tarzına sahipti. Yazar Richard Bach kitabı yazmayı bitirdikten sonra aslında üç bölümün kitabı tamamladığını dördüncü bölüme gerek olmadığını söylüyordu fakat hoşuma giden dördüncü bölüm ile ilgili asıl nokta yazarın şu sözleri oldu : " Peki o zaman neden o bölümü yakmadım. Bilmiyorum. Bir kenara kaldırdım. Ben ona inanmasam da kitabın son kısmı kendine inandı. Bu bölüm benim reddettiğim şeyi biliyordu: Yöneticilerin ve ritüellerin gücü yavaşça çok yavaşça istediğimiz gibi yaşama özgürlüğümüzü öldürecektir. " Aynen yazar inanmasa da kitabın son kısmı kendine inandı ve biz okuyucuları da kendine inandırdı. O yalnızca azmedip başaran bir martı değil o aramızdan binlercesi...
Edebiyat
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,1bin okunma
6/10
·182 syf.··
2022 43. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2022 16:25
Kitaba ilk olarak konusundan başlamak istiyorum. 40 ailenin huzurlu, mutlu ve çok güzel bir adada yaşamasıyla başlar kitap. Tâ ki 'başkan' adaya taşınıncaya kadar. Ülke başkanı eşi ve torunuyla adaya yerleşirler. Ve dengeler bir anda değişmeye başlar. Başkan 1 numaralı ada sahibi ile arasını cok iyi tutmaya çalışır çünkü bu durum onun çıkarlarına uygundur. Sözde demokrasi adına kendi koyduğu kuralları adada yaşatmaya çalışır. Bunu da demokrasi kelimesini ve 1 numaraları komşusunu arkasına alarak gerçekleştirir. Kitap ekolojik dengeyi de ayrıca vurgulamıştır. Martıların yılanla beslendiğini martı eksikliğinde fazla yılanın ortaya çıkacağı ve yılanların insanları zehirleyebilecegi gibi bircok yerde deginmistir. Martıların üstünde bu kadar durması da ayrıca fazlalıktı. Ayrıca kitabın distopya kapsamının içine alınması bana saçma geldi. Çünkü bu kitap distopik bir dünya dışında her şeyi barındırıyor. Açıkçası ben pek beğenmedim. Size İyi Okumalar :)
Edebiyat
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,1bin okunma