Hewlen-Packard'ın yaptırdığı ufak bir araştırmada, çalışanlardan bazılarının iki farklı durumdaki IQ düzeylerine bakılmış. Önce dikkatlerinin dağılmadığı ya da bölünmedikleri bir durumda, sonra e-posta alırken ve telefonları çalarken. "Teknolojik dikkat dağılması"nın -sadece e-posta almanın ve telefonlarının çalmasının- çalışanların IQ düzeyinde ortalama on puanlık azalma yarattığı ortaya çıkmış. Bunun ne kadar ciddi bir düşüş olduğunu şuradan anlayabilirsiniz: Esrar içtiğinizde kısa vadede ortaya çıkan düşüş bunun yarısı kadardır. Yani iş bitirmek bakımından, cep telefonu ve Facebook mesajlarınıza sık sık bakmaya kıyasla kafayı dumanlamanız daha iyi olurmuş gibi görünüyor.
"Dünyayı bilişsel bant genişliğimize sığabileceği kadar küçültmemiz gerekiyor," dedi. Çok hızlı gittiğinizde becerilerinize aşırı yük bindirip aşınmalarına yol açıyorsunuz. Oysa insan doğasına uygun hızda hareket etme alıştırmaları yaptığınızda -ve bunu günlük hayatınızın bir parçası haline getirdiğinizde- dikkat ve odaklanma becerinizi eğitmeye başlıyorsunuz. "O disiplinlerin insanı daha akıllı kılması bundan kaynaklanıyor. Mırıldanmak ya da turuncu cüppeler giymek değil mesele." Yavaşlık dikkat becerisini besliyor, hız ise örseliyor.
ABD başkanlık seçimleri gibi olayların ufak tefek ayrıntılarını sosyal medyadan saat saat -eline hiçbir şey geçmeksizin- takip eder hale gelmiş. Sadece baba olarak değil biliminsanı olarak da etkileniyormuş bundan. "İşimin bir bakıma herkesten farklı şeyler düşünmek olduğunu fark etmiştim - ama öyle bir ortamdaydım ki herkes ne malumat alıyorsa onu alıyor, herkes ne düşünüyorsa onu düşünüyordum," diyor.