Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tek kelime ile muhteşemdi. Alegorik bir eser ve temelde anlatılmak istenen şey bağımsızlık mücadelesi ve kurtuluştur. Ezilen insanların mücadelesini karıncalar üzerinden aktarır ve ezen taraf zalim olan taraf olarak filleri seçer. Ama bu konuyla ilgili Yaşar Kemal’in içine sinmeyen bi durum vardır çünkü insanın zalimliğini simgeleyecek hiçbir canlı türü bulunmamaktadır. Fillere haksızlık ettiğini düşünmüştür.
"Filler Sultanı’nda Anadolu’da bilinen bir masal temasından yola çıktım. Sultan Süleyman’ın filleri gelip karıncaların yuvasını bozuyor. Ben bunu "Karıncalar filleri yenebilir." diye İşçi Partisi’nin radyo konuşmalarında da anlattım.
Sosyalizmin modern temalarını kattım masala. Ama kitabı masal tekniğiyle yazdım. Tamamen masal, benim masalım. Masal üslubu var, ama unsurları yok"
Yaşar Kemal'in eserlerini okumayı çok seviyorum. Bakış açısı üslubu o kadar güzel o kadar derinki mutlaka okunması gereken bir usta. Her eseri ayrı ayrı şiddetle tavsiye edilir.
İyi okumalar dilerim..
Çok övüngen yaratıklardır, bir yaparlarsa bin övünürler. Sonracığıma da kendilerini evrenin kilidi sanırlar. Hepsi de az çok delidirler. Sonra da o insanlar var ya, bizim gibi değildirler, onlar ölümlüdürler. Ölümlü olduklarını bilip, ölüm karşısında delirmişlerdir. Bu yüzden doğaya, kendi kendilerine, yıldızlara her şeye kinle bakarlar. Sevgileri tükenmiş. Sevmeyi unutmuşlar, yaşam sıcaklığını yitirmişlerdir.
"En baştaki sorun dil," dedi sultan. "Bunu unutmayın, ilk önce dillerini unutup karıncalıktan çıkacaklar, fil olmak için can atacaklar. Durmadan fillere öyküneceklerdir. Her karıncanın içinde bir fil padişahı yatacak. Karıncaların kellelerini kesmektense, dillerini kesmek daha doğrudur. Anladınız mı dediğimi?"