Bakın anlamıyorum, neden? Hatta nasıl?
Nasıl olur da her duygu aynı anda yaşanıp içeride fırtınalar koparıp dışarıya bir buruk tebessüm olarak yansır?
Nasıl olur da söylenecek onca şey varken hiçbir şey söylenemez?
Ve tüm bunlar neden olur?
Bu bir çeşit acizlik mi yoksa sağlam bir duruş mu?
Söyleyemediklerimizle mi hâlâ ayaktayız, söylediklerimiz yüzünden mi yerle yeksan oluyoruz?