Elif

İnsan suyu bilmeyen balık gibiydi, bilmesi için sudan çıkması gerekiyordu. Hayat mecbur bırakmadıkça insan hayatı boyunca hayatını sorgulamıyordu, sorgulamak için bir sebep gerekiyordu. Hayat pek çok kişiye bu sebebi veriyordu aslında; tesadüf sandığımız karşılaşmalar, kaderin oyunu sandığımız olaylar hayatın GÖR deme biçimiydi. Ama çoğunluk görmezden gelmeyi tercih ediyordu, hayatın akıntısının içinde kaybolup gidiyordu ya da büyük bir kayaya çarpıp parçalanıyordu.
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Geçmiş tuhaftı. İnsanı hem hayata bağlayan hem her an kopup gitmeye hazır, en zaaflı, en zor, en zayıf parçaydı.
Alıntı
…hayatının kıyısına ilişmiş bir nokta olarak kaldığımı düşündüm , daha kötüsü fiskelemekle giderilemeyen , çitilemekle çıkmayan sevimsiz bir lekeydim.
Alıntı
Kanun kağıtlarda kaldı. Böyle yaz.
Alıntı
Ölümü alnıma aldım! Şurada tam yüreğimin ortasında bir yangın var. Oyuyorlar gibi yüreğimi. Gitmeliyim.
Alıntı