Bir iki saniye boyunca soluksuz kaldım, kulaklarıma inanamıyordum. Daha sonra kendime geldiğimde üzerimdeki sorumluluğun ağırlığı ruhumdan kalkıverdi. Bu soğuk, zeki ve ironik ses bu dünyada yalnızca tek bir adama ait olabilirdi.
“Holmes!” diye haykırdım: “Holmes!”
“Dışarıya gel,” dedi, “ve lütfen o tabancaya da dikkat et.”
Eşiğe kadar gelip durdum, dışarıda bir taşın üstünde oturuyordu ve gri gözleri yüzümdeki şaşkın ifadeye baktıkça, eğlenerek dans ediyordu.