Herkesin kendine göre bir "Gitme," deyişi ve gene herkesin kendine göre bir gitmeyişi vardı. İkimiz de meşrebimizce yapmıştık üstümüze düşeni. Ben, "Git," derken bile, "Gitme," demeyi becermiştim, o da en nihayet giderken bile aslında kalabilmeyi.
Zamana ve sancıya dayanmanın en basit yolu, sonunda muhakkak geçeceğini unutmamak. Evet, her şey geçiyor. Sevmek bile, acı çekmek bile, kanamak bile, yaşamak bile, dünya bile, azalmayı dahi beklemeden bitiveriyor. Ağrı diniyor.
Tıpkı insanlar gibi. İnsanlar da içlerinin karanlığını, ruhunu emdikleri başka insanların aydınlığıyla besliyor. Anlasana, herkes birbirinin katili.
Ama sorsan, herkes Çobanyıldızı, herkes incitildi, herkes aldatıldı. Peki o zaman inciten kim, kim kırdı bunca insanı?
Şunu kafana sok artık, kötülük bu türün hamurunda var.