"İnsanlar hayatta bir işe yaradıkları hissini böylece birkaç sene daha uzatsalar da er ya da geç herkes kendi yoluna gidiyordu. Ev bomboş kalıyor, tek önemli şey beraber yenilen pazar öğle yemekleri oluyordu. Aile bir araya geliyor, daima her şeyin yolundaymış, kimsenin arasında kıskançlık ya da çekişme yokmuş gibi davranıyor, öte yandansa birbirlerine görünmez bıçaklar fırlatıyorlardı: Benim kazancım seninkinden fazla, benim karım mimarlık mezunu, yeni aldığımız evi görünce gözlerinize inanamayacaksınız..."