Artık uyanmış, doğanın ruhunu görüyordu. Yaprakların nasıl sararmış, birçoğunun düşüp çamurlarda çürümüş olduğunu görüyor ve şimdi, hava ne kadar güzel olsa, o bir iki güzel günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar geçici, bu renk ve güzel kokuların, ne kadar vefasız, ne kadar ele avuca sığmaz, eldeyken kıymeti bilinmemiş, öylece harcanmış bir hazine olduğunu acı acı görüyordu.