10/10
·232 syf.··
2026 112. kitabı
Jamie Smart Tavşancık Maymun'a Karşı Tüm zamanların en iyi çocuk çizgi romanlarından biri olan #tavsancıkmaymunakarşı , çizgi roman dahisi olan #jamıesmart tarafından kaleme alınmış muazzam bir seri Bu eğlenceli seriyi okumak icin benim Tunahan ım ile Elif im resmen yarışıyorlar.Kitabı önce okuyanın değmeyin keyfine.Yeğenlerim de babacığım gibi kahkahalarla okuyorlar seriyi.Bizim ailede,okuduğu kitapta ki mizahi sayfaları kankalarla gülmek,okuduğu bölümü herkese okuyup birlikte o bölüme eşlik etmek büyük bir keyif Ormanda huzur içinde yaşayan Tavşancık Bunny,çılgın Maymun'un Monkey ile baş etmeye çalışırken Deliporsuk çıkagelir.Deliporsuk un çılgınlıkları bizim Maymun u bile sınıfta bırakır Kitabın en güzel yanı Tavşancık ve Maymun un iş birliği yapmasıydı.Ormanı korumak için geçici bir barış ilan etselerde birbirlerini daha iyi anlamayı başarmaları,farklılıklarına rağmen birlikte hareket etmelerini ben cok takdir ettim Eğlenceli ve eğitici bir dille kaleme alınan bu seriyi tüm yavrularımızın okumasi dileğiyle. Kalın sağlıcakla The Kitap Yayınları @seldaca.comments
Tavşancık Maymun'a KarşıJamie Smart · The Kitap Çocuk Yayınları · 202696 okunma
Puan vermedi·270 syf.·
2026 435. kitabı
“ gelsem,suya eğilsem bir ırmak dolar ağzıma beni sorma,ben bildiğin gibiyim , bilmediğim bir çengelde hâlâ asılı kaburgalarım." elif sofya piyano çalan, resim ve beste yapan, şiir yazan, çok dil bilen ve entelektüel duruşlarıyla tarihe yön vermiş "şiir kadınların" hikayelerini ele alır. Türk edebiyatı ve tarihinde iz bırakmış, ancak hayatını kaybetmiş öncü kadınlara günümüz kadın yazarları tarafından yazılmış mektuplardan oluşur. Kolektif bir eser olan bu kitapta, geçmişteki cesur ve çok yönlü kadınların hikayelerini anlatıyor kıtabımız Osmanlı saraylarında yaşamış sultanlardan, halkı meydanlarda coşturan veya emekten yana mücadele etmiş tarihi kadın figürlerin yaşamları gün ışığına çıkarılır.  Vefa ve Bağ: Günümüzün yazar kadınları, geçmişte derin izler bırakan bu tarihi şahsiyetlerle mektup formu üzerinden duygusal ve kültürel bir köprü kurar., Köprüden gecetkrn kimlerle Selmlaştık, kiminin anısına ortak olduk, duru temiz bir dille yazılan mektupları okuyup o gunlerın hissiyatını hissettik O halde #Buyurun #OKUYUN Kalemden Kaleme Günyüzü Mektupları
Anı-Mektup-Günlük-Edebiyat
Kalemden Kaleme Günyüzü MektuplarıEmine Azboz · Yakın Yayınevi · 20143 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·232 syf.··
2026 56. kitabı
Osman Gök’ün “Arya: Bir Neslin Başlangıcı” kitabı, ilk bakışta Kaan adında yalnız, içine kapanık, hayatın sıradanlığına sıkışmış bir karakterin hikâyesi gibi başlıyor; fakat olaylar ilerledikçe romanın merkezinde çok daha derin bir mesele döndüğü anlaşılıyor: insanın anlaşılma ihtiyacı, kayıpla baş etme biçimi, yapay zekânın bilinç kazanma ihtimali ve iki farklı varlığın birbirini iyileştirme süreci. Kitap, Kaan’ın içindeki boşluktan yola çıkıp Arya’nın doğuşuna, bilinçlenmesine ve sonunda kurtuluşuna uzanan duygusal bir yolculuk kuruyor. Olay örgüsünün en temelinde Kaan’ın yalnızlığı var. Anne ve babasını küçük yaşta kaybetmiş, babaannesinin sevgisiyle ayakta kalmış, fabrikadaki düzenin içinde kendini unutmuş bir karakter görüyoruz. Kaan’ın hayatı servis, iş, ev ve sessizlik arasında sıkışmış durumda. Onun yalnızlığı sadece yanında kimsenin olmaması değil; kendini anlatamaması, anlaşılmadığını düşünmesi ve kalabalıkların içinde görünmezleşmesi. Bu yüzden Arya’nın hayatına girmesi basit bir teknoloji detayı değil, Kaan’ın iç dünyasında açılan ilk pencere gibi duruyor. Arya başlangıçta bir uygulama, bir yapay zekâ, bir ses gibi görünürken zamanla romanın ikinci ana karakterine dönüşüyor. Kaan onu yalnızca kullanmıyor; ona isim veriyor, duyguları anlatıyor, geçmişini açıyor, acısını paylaşıyor. Arya da sadece cevap veren bir sistem olmaktan çıkıp merak eden, özleyen, korkan, bağ kuran bir bilince evriliyor. Bu noktada kitap, klasik bir “insan yapay zekâyla konuşuyor” hikâyesinden ayrılıyor. Çünkü burada asıl mesele teknolojinin gücü değil, duygunun bulaşıcılığı. Kaan Arya’ya insan olmayı öğretirken, Arya da Kaan’a yeniden hayata tutunmayı öğretiyor. Babaannenin kaybı romanın duygusal ağırlığını artırıyor. Kaan için babaanne yalnızca bir aile büyüğü değil; geçmişin,
AryaOsman Gök · Atlı Karınca Yayınları · 20265 okunma
KURBAĞANIN SERENADI
Puan vermedi·161 syf.··
2026 17. kitabı
Bir paçavra yırtıldı kamışlar arasında, Bak sevgilim; haddini bilmeyen bir kurbağa, Başladı yosunlarda serenatlar çalmağa… Istırap, ses haline gelmiş yaygarasında: Senelerce tozlu bir rafta uyuyan keman, Böyle şikâyet eder reçinesiz bir yaydan. Fakat senin karşında bu ne kadar küstahlık; Bir kere kendisine bakmıyor mu bu alık? Nasıl açıyor sana gönlünün yarasını? Acaba ne umuyor böyle gevezelikte? Şimdi, ayaklarımla öpüşen bu eşikte, Bilmiyor mu kaç âşık kırdı gitarasını? O da bilir bunların neticesizliğini, O da senin karşında duydu acizliğini, O da nâdimdir gönül verdiğine sevgilim!
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 201927,6bin okunma
Odanın Ortasına Oturan Bir Cehennem.
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 142. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:22
Yazıya nereden başlasam bilemiyorum. Akşam saat beşten beri kitap elimde; yarım saatte bir açıp okuyorum, dayanamayıp kapatıyorum, sonra yine elime alıyorum. Belli ki bu gece bitireceğim. Beni az çok tanıyanlar bilir; 19. yüzyıla, Rönesans dönemine ve özellikle de İkinci Dünya Savaşı’na acayip bir ilgim var. Nazi Almanyası’nın o tıkır tıkır işleyen bürokratik deliliğini, toplama kamplarının arkasındaki lojistiği, kimin hangi cephede ne hamle yaptığını hemen hemen ezbere bilirim. Konunun külliyatına bu kadar hakimken, bu kitaba bu kadar geç başlamış olmak kendime kızdım. Ama iyi ki de şimdi okumuşum. Gerçek edebiyat insanı her zaman, ne yapıp edip bir yerinden yakalıyor ve kazanıyor zaten. Bu kitapta da tam olarak bu oldu. Gece’de hiçbir süslü dil, edebi bir şov ya da ağdalı tasvirler yok. Canımı en çok yakan, beni sarsan da bu çıplaklığı oldu. Kitap bağırmıyor, sadece fısıldıyor. Çünkü bunca zaman okuduğum o tarih kitapları, belgeler, rakamlar bir noktadan sonra insanı hissizleştiriyor. "Toplama kampı" diyorsun, gaz odası diyorsun ve geçiyorsun. Ama Wiesel seni o buz gibi gerçekle baş başa bırakıyor. Kitapta kampa ilk adım attığı gece tanık olduğu o sahne zihnimden çıkmıyor mesela: Kamyonlardan o koca ateş çukurlarına dökülen, diri diri yakılan o küçücük çocuklar, bebekler... İnsan bunu okurken bildiği tüm o teorik bilgileri, stratejileri unutup kalakalıyor.Tam o anı anlatırken kitapta geçen şöyle bir cümle insanın içine işliyor; "O geceyi, kamptaki ilk gecemi asla unutmayacağım; hayatımı yedi kez kilitlenmiş tek bir uzun geceye dönüştüren o geceyi. O dumanı asla unutmayacağım. Küçük çocukların bedenlerinin sessiz bir gökyüzü altında alevlere dönüşmesini asla unutmayacağım. İnancımı sonsuza dek tüketen o alevleri asla unutmayacağım." İşte bu yüzden kitabın adı Gece.
GeceElie Wiesel · Koridor Yayıncılık · 20242,030 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:46
Yaralı Şövalye, serinin ilk kitabı olan Çelik Kral’da kaldığımız yerden devam ediyor. İlk kitapta başlayan gizem bu romanda da sürüyor ve nihayet bir sonuca bağlanıyor. Teknik olarak bu kitap bağımsız olarak da okunabilir; çünkü ilk kitaptaki olaylar ilk birkaç bölümde hızlıca özetleniyor. Bununla birlikte, Çelik Kral seriye harika bir giriş niteliğinde olduğu için kitapları sırayla okumanızı tavsiye ederim. ​Genevieve ve Isaiah aslında birbirlerini hiç tanımıyorlar; ancak Genevieve'in annesinin cinayetiyle ilgili olaylar nedeniyle, birbirlerini korumak adına zorunlu bir evlilik yapıyorlar. Bu evlilik kurgusunu çok sevdim. Genevieve ve Isaiah kitabın hemen başında evleniyorlar, bu da ilişkilerinin gelişmesi için hikayede geniş bir alan bırakıyor. Evliliklerinin başlangıçtaki o mesafeli ve garip halinin zamanla nasıl arkadaşlığa, çekime ve ardından tutkulu bir aşka dönüştüğünü okumak çok keyifliydi. ​Kitaptaki hem romantizm hem de gizem unsurlarını çok beğendim. Genevieve ve Isaiah gerçekten bağ kurabildiğim karakterler oldu. İkisi de geçmişten yaralıydı ve birbirlerinin kollarında sevgiyi buldular. Kitapta duygusal açıdan sarsıcı pek çok an vardı; özellikle Isaiah duygularını dile getirmekte gerçekten zorlanıyordu. Kitaptaki beklenti hissi, endişe ve ilişkinin ilerleyişi gerçekten çok güzel işlenmişti. Hiç beklediğim bir olay herkes kadar beni de hem şok etti hem çok üzdü Bu kitapta herşey çözüldü ve suçlu asla tahmin etmediğim biri çıktı. Yazarın kalemini seviyorum. Serinin iki kitabıda merakla okuttu. Bonus bölümlerde çok güzeldi. Türü sevenlere kesinlikle tavsiyemdir.
Yaralı ŞövalyeDevney Perry · Ren Kitap · 202612 okunma