beyza

Şu andan başka hiçbir şey gerçek değil ama ben yüzyılların ağırlığı altında boğulduğumu hissediyorum.
kırmızı kedi yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
Fırtına bir şey kabul etmiyor; o şeyi yıkıyordu. Neyi? Ne gürleyen rüzgarda, ne de çakan şimşekte bu soruya bir cevap yoktu. Bunların hepsi görkemli bir “Hayır!” idi. Neye, “Hayır olmaz!” diyorlardı? Bilmiyordum. Ama gönlümün ta içi bu “hayır”la birikti.
Sayfa 201 - bilgi yayınevi·Kitabı okudu
… malım var diye ölünceye kadar mallarının kulu kölesi olarak, evim var diye dört kuru duvarın içine mezara gömülmüş gibi gömülerek yaşayacaklardı. Buna yaşamak mı denir, uzun ölüm mü? Hey gidi deniz hey!
Sayfa 195 - bilgi yayınevi·Kitabı okudu
İnsan bir mevsimde, bir ağacın belli bir dalında bir yemiş buluyor; yiyor ve hoşuna gidiyor... Bir iki mevsim sonra gene aynı dalda aynı yemişi arıyor; ya yemiş o dalda bulunmuyor, ya da bulunursa hoşa gitmiyor; belki yemişi arayan değişmiş oluyor.
Sayfa 139 - bilgi yayınevi·Kitabı okudu
Meltem yamaç çiçeklerinin soluklarını ve çiylerin serinliğini getiriyordu. Gün, denizden yıkana yıkana doğuyordu.
Sayfa 95 - bilgi yayınevi·Kitabı okudu
Reklam