Yaz insanı dinlendirir.En ağır sıcaklarda, tenimize çöküp kımıldanmağa dilek komıyan sıcaklarda bile bir dinlendiricilik vardır.Dünya önümüze serili işte, yanı başımızda; görmek için, anlamak için neden çabalayım ? Her şey bize yaklaşıyor, yaklaşıyor, bir gizlisi kalmıyor.. Ama vermiyor kendini, gerçekten sokulmuyor.Yaklaşması bizi istediğinden değil, bize aldırmadığından, bizi bilmediğinden.Biz de bir şeyi kavramak hevesini duymuyoruz, gözlerimizi oradan oraya gezdiriyor da bir şeye bakmıyoruz.Bu yakınlık, bu yan yanalık içinde, her şeyin böyle birbirine karışmasında bir uzaklaşma var.Uzaklaşma duygusu değil, uzaklaşmanın ta kendisi.Asıl yakınlık anmada, düşünmededir.Kollarımızın sardığı değil, ancak düşünüşümüzün, kafamızın sardığı gerçekten bizim olabilir.