Hasret yıldırım

Hasret yıldırım
@eliza112
Nedir bu değişmezlik içindeki geçicilik ? Nedir bu durasızlık içindeki benzerlik ? Gün doğunca gözlerimiz yöremizde bilmediğimiz neler belirdi diye bakıyor, umudu boşa çıkıyor.Dün beğenip, sevip de doyamadıklarını arıyor; bulsa, görse bile doyduğunu, bıktığını, gönlünün onları gerçekten aramadığını anlıyor.Geçen günler, akıp geçen günler çevremizdekileri de, içimizdekileri de soldurup çökertiyor, yıkıyor da yenisini kurmuyor yerine..
Sayfa 73·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaz insanı dinlendirir.En ağır sıcaklarda, tenimize çöküp kımıldanmağa dilek komıyan sıcaklarda bile bir dinlendiricilik vardır.Dünya önümüze serili işte, yanı başımızda; görmek için, anlamak için neden çabalayım ? Her şey bize yaklaşıyor, yaklaşıyor, bir gizlisi kalmıyor.. Ama vermiyor kendini, gerçekten sokulmuyor.Yaklaşması bizi istediğinden değil, bize aldırmadığından, bizi bilmediğinden.Biz de bir şeyi kavramak hevesini duymuyoruz, gözlerimizi oradan oraya gezdiriyor da bir şeye bakmıyoruz.Bu yakınlık, bu yan yanalık içinde, her şeyin böyle birbirine karışmasında bir uzaklaşma var.Uzaklaşma duygusu değil, uzaklaşmanın ta kendisi.Asıl yakınlık anmada, düşünmededir.Kollarımızın sardığı değil, ancak düşünüşümüzün, kafamızın sardığı gerçekten bizim olabilir.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Yılın en uzun günlerindeyiz.Saat dört buçuğa varmadan göğü sarıveren aydınlık geç vakitlere dek sürüp gidecek, sular kararmak bilmeyecek.Erkenden uyanıp gözlerime, gönlüme taze ışık dolduruyorum.Hep aşkı, hep inançları, hep yurt sevgisini şakıyan şairler vardır; ben şair olsaydım ışığın verdiği hazları söyler, hep güneşe övgüler yazardım.
Sayfa 59 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Ancak hepsi bu kadar olamaz, diye düşündü.Olamaz.Ziyanlık bu.İnsan etinin ziyan olması değil; bundan her zaman yığınla vardır.Yirmi yıl önce ülkelerini korumaya, sloganlarını haklı çıkarmaya çalışan insanlar gördüler bunu - bedenlerin koruduğu ülkeler, onca bedenin yok olması pahasına korunmaya değmişse elbet.Ama bellek.Belleğin varlığı bedene, ete bağlı değildir.Ancak bu da yanlıştı.Çünkü beden olmadan bellek, kendinin bellek olduğunu bilemez.Dolayısıyla şu bildiğimiz et, yani belleği çalıştırması gereken o zayıf, ölümlü beden olmadan olmuyor.
Sayfa 252·Kitabı okudu
Yüreğim kan değil, sıvı bir şey değil, kum pompalıyor sanki, diye düşündü.Kum pompalamaya çalışıyor.Bu rüzgar yüzünden soluk alamıyorum sanki; aslında soluk alamıyor, soluyacak hava da bulamıyor değilim, çünkü anlaşılan yürek her şeye dayanabiliyor - her şeye, her şeye.
Sayfa 226 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu