Heidegger, Carl Schmitt, Ernst Jünger veya Arnold Gehlen'inki gibi zihniyetleri birleştiren duyguyu/heyecanı daha açıkça kavradım. Bunların hepsinde, kitleyi ve sıradan olanı aşağılama, bir yandan bireyin, seçilmiş ve sıradışı kişinin kutlanmasıyla, diğer yandan ise gevezeliğin, kamusallığın ve hakikatsizliğin yadsımasıyla birleşiyordu.