"bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. geceyle gündüz gibi! dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! kendini koru kızım, insanlara karşı kendini koru!"
bazen aklıma Dogan Cüceloglunun şu sözü geliyor "annen yok. kimsen yok" annemin bu hayatı dilediğince yaşamasını isterdim cümlesi yankılanıyor icimde. bazı olaylar öyle bir yumru olup oturuyor ki içimize derin bir nefes alamıyoruz. bu hayatta basimiza gelen her sey bize yepyeni seyler ogretiyor ogretirken cigerimizi delip geciyor ama. buyudukce hayati ogreniyorsun bazen cocuk olmak istiyorsun sadece cocuk. her gecen gun degisiyorsun olgunlasiyorsun eski sen olamiyorsun hayata farkli bir gözle bakıyorsun. hayat diyorsun iste hayat.. cok agliyorsun cok uzuluyorsun bagira bagira agliyorsun neden diyorsun neden. o gecelerin sabahı da oluyor ama. hayat cok kisa hicbir seyi ertelemeyin icinizden geldigi gibi yasayin ufak tefek seylere üzülmeyin kırmayın kimsenin kalbini bir de benim icin annenize kocaman sarılın🤍
İlk üç vişneyi verdiğinde bahçedeki ağaç
Annem sevindiydi hatırlarım.
Ah demişti.
Ah!
Üç küçük kırmızı dünya verilmişti sanki ona.
Annem çok sevinmelerin kadınıydı.
Bazen sevinince annem gibi,
Rengarenk reçeller dizerim kalbimin raflarına.
Annem çok sevinmelerin kadınıydı,
Sıcak yemeklerin.
Başına diktikleri o taş,
Ne zaman dokunsam soğuktur oysa.
Ben okşadığımda ama, ısınır sanki biraz.