“Sana, beni asla tanımamış olan sana” sözleriyle başlayan bir öykü. Bir kadının çocukluktan yetişkinliğe beslediği tutkulu ve saplantılı bir aşkın portresi de denebilir. Hayatı boyunca tek bir adamı sevmiş bir kadın, o adamın hayatından anlık olarak hiçbir iz bırakmadan defalarca geçip gidiyor. Ve asla tanınmıyor. Kendi içinde besleyip büyüttüğü devasa aşkının hayatına nasıl yön verdiğini tek bir mektupla anlatıyor bilinmeyen bir kadın. Kitap gerçekten sarsıcı bir kurguya sahip. Tek taraflı aşkın en sancılı halini soluksuz ve hüzünlü bir şekilde yaşıyorsunuz kitabı okurken. Kitap sizi, “Mutlu aşk var mıdır?” sorusunu epeyce sorgulayacağınız bir noktada bırakıyor bittiğinde. Kesinlikle okunması gerektiğini düşünüyorum, keyifli okumalar.