Onlar iyiliği görev gereği değil, cennete gitmek için de değil, cehennemde yanmamak için de değil, başkasına hoş görünmek için hiç değil, içlerinden geldiği için yaparlarmış. İyilik, doğruluk ve güzellik onların varoluş nedeniymiş. Bu yüzden onların dilinde; savaş, açlık, nefret, öfke, sömürü, öldürmek, yani kötülüğü simgeleyen kelimeler hiçbir zaman yer almamış. Böylece büyücü Rüzgâr ile insan kızı Su, yeryüzüne yepyeni bir uygarlık armağan etmiş.