"Ey,benim iyimser hallerim, çabuk aldanışlarım, Hep inanışlarım, Alttan alışlarım, Hatayı hep kendimde buluşlarım, Değmeyeceklere kafama takışlarım, Yoktan yere,akıp giden gözyaşlarım, Hepinize Elvada... Ben artık kimsenin,hiçbir şeyi olmayacağım Öyle işte... " Nazım Hikmet
Şiir
Elvada Suriye
Yermük Savaşında(636) müslümanlara yenildikten sonra Suriye'yi kaybeden İmparator Herakleios, kadim topraklara son kez dönüp şöyle der : "Elveda Suriye, artık bir daha asla görüşmeyeceğimiz bir veda... Düşmanın elleri için ne güzel bir toprak olacaksın, esen kal Suriye!"
Tarih
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sen Benimdin...
Gittin Sonuna bir elvada sıkıştırdın. Ama hiç bilemedin; Benden seni de aldın. ŞAİRBEY
Alıntı
*NE GARİP DEĞİL Mİ ?* *▪︎Dünyaya çıplak geliyorsun...* *▪︎Makam-mevki, mal-mülk,* *çoluk-çocuk, eş, arkadaş, dost* *sahibi oluyorsun...* *▪︎Gençlik, güzellik, dinçlik, azim,* *güç- kuvvet veriliyor..* *▪︎Akıl-zeka, irade sahibi* *oluyorsun...* *▪︎Sonra birer birer bu nimetler,* *elinden alınıyor.🍁😞* *▪︎Yaşlanıyorsun; gençliğin,güzelliğin, gücün,kuvvetin gidiyor elden....*🥀😞 *▪︎Azmin, iraden aklın, zekan da* *yavaş yavaş tükeniyor...*🥀😞 *▪︎En sonunda ölüm geliyor.* *Herşeye "elvada "diyorsun.🥀😞* *▪︎Bütün bu nimetler sana emanet* *Olarak verilmişti. 🍁* *▪︎Emaneti Gerçek sahibine teslim* *ediyorsun.🍂*
ELVADA SEVGİLİ DOSTUM
Elveda sevgili dostum elveda, Sen kökleri içimde uzanan.. Ayrılık yazılmış alnımıza İlerde gene karşılaşırız inan.. Elveda dostum, el sıkışmadan Sessizce.. Ne keder ne tasa gerek: Ölmek yeni bir şey değildir bu dünyada Ama yaşamak da yeni bir şey olmasa gerek. S.Y
Şiir
Mevsimlerin Ötesindeki Vuslat: Gönül Baharı ​Bismillah... ​Bu dünya, zıtlıkların birbirine aşık olduğu koca bir aynadır. Biz bu aynada önce kendi sonbaharımızı yaşadık. Gençliğin o deli rüzgarları dindi, sararan hayallerimiz birer birer toprağa düştü. Dökülen her yaprak aslında bir vedaydı; elimizden kayıp gidenlere, tutunamadığımız dünlere ve bitmeyecek sandığımız heveslere sessiz birer elvada... Gökyüzü griye çaldığında, ruhumuz kendi içine çekildi. ​Ardından o sarsıcı kış geldi. Soğuyan her gün, kalbimiz için bir sabır imtihanına dönüştü. Kar, sadece toprağın değil; hatalarımızın, pişmanlıklarımızın ve yorgunluklarımızın üzerine beyaz bir kefen gibi serildi. Kış, dondurucu bir sessizlik değil, aslında doğanın ve ruhun kendi derinliğinde verdiği bir nefes molasıydı. Biz o kışın ayazında, üşüyen ellerimizle imanımıza sarıldık. Çünkü biliyorduk ki; toprak altında sessizce bekleyen tohum, ancak o kışın çilesini çektikten sonra güneşin davetine aşkla icabet edecekti. ​Ve şimdi, bizim bahtımıza bahar düşer... ​Bahar, gökyüzünün yeryüzüne yazdığı en muazzam af mektubudur. Tüm o suskun kış gecelerinin, edilen gizli duaların ve sabırla beklenen sabahların cevabı gibi gelir. Bir ağacın kuru dalında patlayan o ilk tomurcuk, aslında "Öldükten sonra diriliş haktır" diyen ilahi bir muştudur. Yeniden yeşerten, kurumuş damarlara su yürüten bu mevsim, sadece toprağa değil; en çok da yorulmuş, örselenmiş gönüllere bir müjdedir. ​Çünkü her kışın ardında, saklı bir güneş; her fırtınanın kucağında, huzurlu bir liman vardır. Gönle dokunan o bahar mutlaka gelir; çünkü O Sevgili, hiçbir kalbi ebedi bir soğuğa mahkûm etmez. Eğer kardelen misali aşka inancın varsa, o baharın kokusunu daha kar altındayken duymaya başlarsın. ​Şimdi uyanma vaktidir. Dökülen yaprakların yasını tutmak