Kişi sevdiği ile beraberdir. Ne güzel bir söz. Keşke dünya ile bu kadar beraber olmasak. Keşke yaşamın iyi bir meslek sahibi olmaktan ibaret olmadığını fark edebilsek. Keşke her zaman Peygamber Efendimiz ile beraber olsak. Gerçi bu kafalarla zor. Bu iniş çıkışlarla o iş biraz zor olur. Yolunda sabit, yapacaklarında kararlı insanlar olmamız gerek. Peki bu nasıl olacak? Sanırım cevabını biliyorum. Tabi ki bedel ödeyerek. Biraz acı çekeceğiz. Biraz daha ve biraz daha... Ancak bu şekilde olması gereken kıvama gelip pişebiliriz.
Size şöyle söyleyeyim;
Şu aptal nefsin arzuları var ya hani. Cümle alemin gözünü kör eden, insanlardan bazılarını birbirine düşman, bazılarını ise sadece menfaat uğruna dost eden nefis. İşte tüm imtihanımızda en tehlikeli olan nefistir. Niye mi? Çünkü insana en büyük zararı kendisi verebilir. Nefis ise insandır. İnsanın içindekidir. Şeytanın dediklerini belki göz ardı edip ona kafa tutabiliriz ama kendimize bunu yapmak oldukça zordur. Bunun nedeni de insanın en iyi kendisini bilmesidir.
Bilgi güçtür ve en iyi kendimizi biliyorsak en çok da kendimize yani nefsimize karşı güçlüyüzdür.