Elif

Kum saati ters çevrildiğinde akan kumun değişmemesi gibi, geleceğimin üzerine dökülen geçmişin kalıntıları hep aynıydı. Ardımda bıraktığım on sekiz yılın her geçen günü biraz daha kendi başımın çaresine bakmayı öğrenmekle geçmişti, küçük bir çocukken bile kendi kendimi eğitmiştim ben.
Sayfa 410·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Beni onarıyor, sonra tekrar dağıtıyordu. Bunu hep yapıyordu, ne zaman kötü olsam yanımdaydı ama ne zaman iyi hissetsem kendi elleriyle parçalıyordu beni. Bu sefer izin vermeyecektim, parçalarımla yetinmek zorundaydı.
Sayfa 381·Kitabı okudu
Alıntı
Uzun bir süre acıya maruz kalan kalp katılaşmaya başlar, tıpkı uzun süre soğuğa maruz kalan bir göl gibi. Ve bir gölün üzerine örtülen buz tabakası gibi ben de acımasızlığın örtüldüğü bir kalbin içinde yok oluyordum. Acımasızlığın doğurduğu gözyaşları gözlerimdeki yerini aldıkça şeytanın ruhumda çetele tuttuğunu hissediyordum.
Sayfa 353·Kitabı okudu
Alıntı
Bir kadının ruhu, bir kız çocuğuna miras kalırdı
Kaderlerini henüz doğmadan önce annelerinin ruhlarındaki o kabuk bağlayan yaralardan okuyan kız çocukları, annelerinin ruhuna kordonla bağlanmış ruhlarıyla hayatı annelerinden öğrenirdi. Bir kadının acımasızlığı, bir kız çocuğunun gözlerine gömülür ve yıllar geçtikçe orada büyüyerek bu acımasızlığın dalları o gözleri kaplardı. Bir kadının şefkati, bir kız çocuğunun yüreğinde ısınır; bir kadının acısı, bir kız çocuğunun hayatına yayılır; bir kadının ruhu, bir kız çocuğuna miras kalırdı. Bu bir kısır döngüydü. Bu yüzden kadınların ruhları ölümsüzdü.
Sayfa 322·Kitabı okudu
Alıntı
Etimi koparıyorlarmış gibi bir acıyla ağlarken en son ne zaman böyle ağladığımı düşündüm. Aslında yanıt zaten aklımın bir köşesinde duruyordu. Sadece bastırıyordum onu, üstünü kumla örtmüştüm. Şimdi çıkan fırtına o kum tanelerini etrafa savurmuştu ve cevap tam karşımda duruyordu.
Sayfa 321·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam