Kaderlerini henüz doğmadan önce annelerinin ruhlarındaki o kabuk bağlayan yaralardan okuyan kız çocukları, annelerinin ruhuna kordonla bağlanmış ruhlarıyla hayatı annelerinden öğrenirdi. Bir kadının acımasızlığı, bir kız çocuğunun gözlerine gömülür ve yıllar geçtikçe orada büyüyerek bu acımasızlığın dalları o gözleri kaplardı. Bir kadının şefkati, bir kız çocuğunun yüreğinde ısınır; bir kadının acısı, bir kız çocuğunun hayatına yayılır; bir kadının ruhu, bir kız çocuğuna miras kalırdı.
Bu bir kısır döngüydü.
Bu yüzden kadınların ruhları ölümsüzdü.