Kitleye dahil bir birey, sırf sayısal çokluktan dolayı yenilmez bir kuvvet hissine mahzar olur; bu da onu tek başınayken ister istemez bastırmak zorunda olduğu içgüdülerine yönlendirir.
Tarih bize şunu söyler ki, bir uygarlığın dayandığı manevi güçler hükümlerini yitirdikleri zaman, nihai çözülme, oldukça münasip bir şekilde barbarlar olarak nitelendirilen bilinçsiz ve merhametsiz kitleler tarafından gerçekleştirilir.
Bilim bizlere hakikati, hiç değilse aklımızın kavrayabileceği bağlantıların bilgisini vaat etmiştir; barışı ya da mutluluğu değil. Bize düşen onunla birlikte yaşamaya çalışmaktır, zira bilim tarafından gözden uzaklaştırılan yanılsamaları hiçbir şey yeniden gündeme getirmeyecektir.