Sanki tamamı tuhaf rahatsız edici bir rüyaymış gibi… bana öyle geliyor, bana öyle geliyor! Eski dünyayla sonradan tanışan yeni dünyanın batıllığı ve ortaçağ hıristiyanlığının iç karartan batıllığı… saçmalık üstüne saçmalık! İçinden çıkılmaz hurafeler döngüsü.:. Zihnimde sepya tonlarını süsleyen canlı kırmızılar, pembeler, uçuk yeşiller… ve aşk nerden çıktığı belli olmayan öyle de çözülüp yokolup giden aşk. Her şeyin ancak en tuhafı olmadı suretiyle kabul gördüğü, basitliğin sıradanlığın adının bilinmediği bir rüya atmosferi. Marquez yazdıysa ben tüm bunlara inanmayı seçiyorum.