Köy Enstitüleri
9/10
·480 syf.··
2026 18. kitabı
Emanet romanını gözyaşları ile okudum. Köy Enstitülü Hamdi Bey ve eşi Asude Hanım'ın hikayesi beni sarstı ve ağlattı. Şahane bir roman. Dili, kurgusu, anlatımı ile bizden, sımsıcak bir hikaye. Okuyun seveceksiniz.
EmanetBige Güven Kızılay · Hayy Kitap · 2021994 okunma
Pythagoras
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 09:56
pisagor; felsefe tarihinde bazı sokratik kavramların şekillenmesinde rol oynayan hem kurduğu okuluyla hem de alımlanmasıyla acayip ve önemli bir filozof. filozofun biraz kişiliğine değinirsek; diogenes laertios'un yazdığına göre: "italya'da yer altına bir yaşam alanı yaptırmış. burada belli bir süre kaldıktan sonra eriyip iskelete dönmüş bir şekilde çıkmış. meclise koşup hades'ten geldiğini söylemiş ve onlara olan biteni söylemiş söylenenlerden o kadar etkilenmişler ki ağlayıp inlemişler ve pythagoras'ın bir nevi tanrı olduğuna inanmışlar. hatta ondan bir şey öğrensinler diye kadınlarını bile ona emanet etmişler. bunlara pythagoras'çı kadınlar denmiş. bunlar da hermippos'un anlattıkları." buradan da anlaşılacağı üzere pythagoras; insanlar üzerinde manipülasyon yeteneğini çok iyi kullanır. kurucusu olduğu okulun öğretileri de bir o kadar ezoteriktir. pythagoras öğrencilerinden öncelikle ''sus yemini'' etmelerini ister çünkü filozofa göre bilgi saklı kalmalıdır ve herkesçe bilinmemelidir. bu da zaman içerisinde öğrencilerinin bildiklerine dair kafa karışıklığına neden olur ve öğretiler etkin bir şekilde idrak edilemez hâle gelir. platon, italya'ya gittiğinde pythagorasçılarla tanışır. bu tanışıklıktan sonra platon'un sistematik felsefesi gelişir. idealar kuramının bir kökünün pythagoras'a kadar gittiğini söyleyebiliriz. çünkü idelere baktığımızda; âlem dualist bir biçimdedir ve amaç en ''iyi''ye ulaşmaktır. bu öğretilerin temelinde de pythagoras'ın felsefesi vardır.
FragmanlarPythagoras · Ketebe Yayınları · 202520 okunma
Reklam
Puan vermedi·570 syf.··
2026 94. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:47
Anita FELIPOVA - Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 'Demek ki mükemmel aramak,mükemmeli bulmak ya da mükemmel olmak mümkün değil.' Selamlar. Nasılsınız? Ben uzun zamandır ortak olduğum masalın bugün sonuyla geldim. Hak ettiklerini yaşadıklarını okumak bana çok iyi geldi. Bahar ve Ozan bir çok acıdan geçip bugünlere geldiler ve inanin dibine kadar haklarıydı. İlk üç kitaptaki Bahar ile son kitapta gördüğüm Bahar aynı kişi gibi gelmedi bana ve en sevdiğim şey de buydu. Çünkü o artık sevdiği adama kavuşmuş, korkulariyla ve gerçeklerle yüzleşmeyi öğrenmişti. Aldığı terapiler ve sevdiği adam Ozan'ın desteği ile yollar çiçek açmaya başlamıştı. Ayrıca açmasa bile açacağına inanan bir kadın olmuştu. Ozan ve Bahar’ın arasındaki anlar çok güzeldi ama karakterlerin kusursuz olmaması daha çok hoşuma gitti. Herkesin hataları vardı, herkes biraz kırık biraz eksikti. Lakin bunları toplamayı ve yaraları doğru sarmayı öğrendiler. Iskeçe sahnelerine âşık oldum. Babaanne ve dede tam kafalık karakterler. Sırtıma çantamı atıp gitsem kimsin demek yerine yatak serecek o sevecen büyüklerden. Yastık detayı ve Ozan'ın annesine dair okuduklarım beni hüzünlü - mutlu eden bir başka detaydı. Bahar bildiğiniz elimizde büyüyen bir karakter oldu. Gelişimi harikaydı. Ozan ise en mükemmel olanı ararken çok şey kaçırıyor gibi duruyordu. Sanırım bu karaktere tek sitemim bu olurdu. Seri boyunca beraber güldük, ağladık ve çokça sinir olduk. Sizin anlayacağınız bir çok duyguyu aynı anda yaşadık. Ozan'ın babasıyla geçen bölümlerde açıkçası biraz gerildim. Bazı tespitleri doğruydu ama Biraz abarttı. Yine de Ozan'ın sevdiği kadının yanında duruşu çok güzeldi. Bakınız bu özelliği ile bile sevilesi bir karakter olduğunu belli etti. Özellikle bazı sözlerini okuduğumda durup ‘işte olması gereken bu’ dedim. Sevdiği
1000Kitap
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 202610 okunma
Hizmetçi | Kitap Yorumu
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 79. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 18:51
Edebi yönü çok güçlü olmayan, daha çok bir Netflix dizisi izliyormuş hissi veren bir kitaptı benim için. Kitap, geçmişinde sorunlar yaşamış ve yeni bir başlangıç yapmak isteyen Millie'nin, zengin Winchester ailesinin yanında yatılı hizmetçi olarak işe başlamasını konu alıyor. İlk sayfalardan itibaren evin hanımı Nina'nın tuhaf tavırları dikkat çekiyor ve açıkçası ben onu hiç sevemedim. Andrew ise adeta gizli başrol. Başlarda neredeyse kusursuz görünen bu karakterin hikâyedeki yeri ve sonrasında yaşananlar beni gerçekten şaşırttı. Karakterler kessinlikle gri tonda . Eh beklenmedik insanlardan neler çıkabileceğini bir kez daha görmüş oldum. Millie, evde bir şeylerin yolunda gitmediğini fark etse de bu işe ihtiyaç duyduğu için birçok şeyi görmezden geliyor. Ancak gördüklerinin aslında göründüğü gibi olmadığını anlaması çok da uzun sürmedi .. Her ne kadar psikolojik gerilim türünde olsa da kitap beni beklediğim kadar içine çekmedi. Hakkında yapılan övgüler nedeniyle beklentim biraz daha yüksekti. Buna rağmen en sevdiğim yönü, hiç şüphesiz ters köşeleriydi. Sürekli değişen dengeler, sırlar ve beklenmedik gelişmeler merak duygusunu canlı tutuyor. İlk sayfalarda karakterler hakkında kafanızda net düşünceler oluşuyor; fakat finalde kendinizi bambaşka bir bakış açısıyla olayları değerlendirirken buluyorsunuz. Gerilim ve sürükleyici olay örgülerini sevenler için keyifli bir tercih olabilir. Benim için kusurları olsa da okurken merak duygusunu korumayı başaran bir kitaptı. Şimdiden okumayı düşünen herkese keyifli okumalar. Elbette tavsiyedir efendim. :) Allah'a emanet olun .. Hizmetçi Freida McFadden
İnceleme
HizmetçiFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 202311,5bin okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Bazı kitaplar insana sadece bir hayat hikâyesi anlatmaz, durup kendi niyetini ve koşturmacasını sorgulatır. Dindar Bir Doktor Hanım benim için tam olarak böyle oldu. Cumhuriyet döneminin ilk tesettürlü kadın doktoru olarak, mesleğini sadece bir kariyer değil, bizzat ilâhî bir emanet ve yeryüzü nöbeti olarak gören inanmış bir kadının dünyasına tanıklık ediyoruz. Doktor Abla'nın her zorluktaki sessiz azmi ve hastalarına şifa dağıtırken sergilediği uçsuz bucaksız şefkat hayran kalınmayacak gibi değil. En uzak olduğum mesleklerden biri de olsa, için için doktor olmayı istetti desem yeridir. Kitabın beni çok etkileyen yanlarından biri, kendisinin Medine aşkı oldu. Kalbinin her atışında, attığı her adımda Medine’ye ve Efendimiz’e (s.a.v.) duyduğu derin hasreti, saf teslimiyeti kendi içimizde hissediyoruz. Bununla birlikte, çevresindeki inanılmaz, müthiş entelektüel ağ da kitaba bambaşka bir zenginlik katmış. Dönemin en nitelikli, ilim ve fikir insanlarıyla örülü muazzam çevresi, onun ufkunu ve manevi derinliğini nasıl da beslediğini gözler önüne seriyor. Bir de kitap süresince bazen bir şeyhin, bazen entelektüel derinliği olan bazı zatların, bazen de sıradan ve hatta belki cahil diyebileceğimiz insanların yaşamış olduğu manevî hâller okurken tüylerimi diken diken etti. Kitabı bitirip kapağını kapattığımda, içimi upuzun bir tefekkür ve çoktandır hissetmediğim duru bir ferahlık ve biraz da nedâmet kapladı. İnsanın inancıyla, dert sahibi olmasıyla ve merhametiyle tek başına dahi olsa, dünyayı nasıl güzelleştirebileceğini bu yolculukta yeniden gördüm. Ve boşa geçirdiğim her bir anın sancısını iliklerime kadar hissettim. Elimde olsa herkesin bu güzel eserle mutlaka tanışmasını sağlardım. Müslüman kadın imajı nasıl olmalı, en üst seviyede yaşayarak gözler önüne seriyor. Çok çok
Dindar Bir Doktor HanımAyşe Hümeyra Ökten · Timaş Yayınları · 20251,743 okunma
9/10
·664 syf.··
2026 21. kitabı
Merhaba kitapseverler dostlarım. Sizlere @yavaslakitapkulubu ile okuduğum #janeeyre ile buradayım. Yıllardır gözümü korkutan bu eseri iyi ki birlikte okuduk. Gelelim kadere… Gelelim yaşanılanlara… Gelelim Jane Eyre’ye… Annesi ve babasını küçük yaşta kaybetmiş,dayısı ve yengesine emanet edilmiş, dayısı ölürken de eşinden hayatının sonuna kadar Jane’ye göz kulak olması ve büyütmesi için söz almış. Yengesi ise Jane’i yatılı okula göndermiş. Altı yıl öğrenci iki yıl öğretmen olarak kaldığı bu yurttan kendine yeni bir yol çizerek ayrılmış. Bu yolda yaşadıklarını büyük bir merakla okuduk. Yeri geldi sevindik yeri geldi büyük bir üzüntü duyduk. Bütün kitabı size yazmak isterdim ama bu kadarı kafii :) Hala okumadıysanız bir şans verin. Siz de iyi ki okumuşum diyeceksiniz. biraz yazardan biraz da kitabımızın türünden bahsedip yorumuma son vereceğim. Jane Eyre 19. yüzyıl İngiltere’sinde her türlü tutuculuğun kol gezdiği Victoria döneminde geçen #janeeyre bir çoklarca kadın hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ilk romanlardan biri olarak kabul edilir. yazar ise İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden Charlotte Bronte’dir. dönemin ön yargılarından kaçınmak için ilk etapta Currel Bell erkek ismi ile yayımlamıştır. Edebi tarzı ise kendi ayakları üzerinde durabilen, özgür kadın karakter yaratarak erken dönem #feministedebiyatı klasikleri arasında yer almıştır. #sedosokudu
Jane EyreCharlotte Brontë · Koridor Yayıncılık · 202042,2bin okunma
Reklam
Reklam