Hüküm belki de hepten başkadır...
Varsın öyle olsun! Ben, kaderimi
Bundan böyle sana emanet ediyorum,
Senin karşında döküyorum yaşlarımı,
Yalvarıyorum: Beni sen koru, sen
Düşünsene:Burada bir başımayım,
Yoktur anlayanım...
İçim rahat gidiyordum, biliyordum ki ihaneti gören kuşağın torunları onlara emanet edilen değerleri gözleri gibi koruyacaklar, Cumhuriyetlerini çağdaş medeniyetlerin en itibarlısı yapmaya çalışacaklar ve ülkeleri işgal edilmedikçe asla savaşa bulaşmayacaklardı.
"Evet ama bilgiye sahip olmama gerek yok ki. Uzmanların çalışmasından yararlanırım. Onlar da bunun için çalışır. Sizin evde baca temizleyicilerini gördüm. Onlar da bunun uzmanıdır, işi onlara emanet ederseniz bacanızın yapısı hakkında hiçbir şey bilmenize gerek kalmadan tertemiz bacanızın keyfini çıkarabilirsiniz."
Sayfa 130 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
İkincisi ise insanın fakir fakat meşakkatinin hafif olduğu ve Allah’a gönülden bağlandığı, fakirliğin ancak dış görünüş ve giyim itibariyle kişide etkisini gösterdiği durumdur. Bu kişinin düşünceleri ise yerli yerinde, parlak, sabit ve topludur. Bunu da yine denildiği üzere “müspet fakirlik” olarak isimlendirelim. Bu henüz hayatın başında olan ilim talebesi açısından bir nimettir. Öyle ki, dünya onu oyalayıp kendine cezbedemez. Şüphesiz ki, dünyadan az istifade etmek bilgiyi hafızada tutmayı ve öğrenmeyi pekiştirir.
Belki de Ahmed b. Hanbel’in zenginliğe yeğ tuttuğu ve muteber saydığı fakirlik bu türdendir.
“Kastilyalılar Granada’yı fethettiklerinde ve Amerika’yı kolonize etmeye başladıklarında başlarında bir kadın vardır: Isabella. Avrupa’nın birçok tacını kafasında toplamayı başarmış İmparator Şarlken (V. Carlos) Kastilya’da yokken yönetimi eşi imparatoriçeye bırakmaktadır; imparatorluğunun en zengin vilayeti Alçak Ülkeler’i de önce kız kardeşi, sonra da üvey kızına emanet edecektir. Herhalde Habsburg prensesleri bizim hanım sultanlardan daha akıllıdır!”
Alıntı Şuradan
Bunu Herkes Bilir
Emrah Safa Gürkan
Bu malzeme telif hakkı ile korunuyor olabilir.