Öğretme ve yetiştirme işleri için de aynı zaruretle karşı karşıyayız. Bir takım mekteplerimiz var; bir çok şeyler öğretiyoruz. Fakat hep eksik olan bir memur kadrosu için çalışıyoruz. Bu kadro dolduğu gün ne yapacağız? Çocuklarımızı muayyen yaşlara kadar okutmayı adet edindik.
Bu çok güzel bir şey!
Fakat günün birinde bu mektepler sadece işsiz adam çıkaracak, bir yığın yarı münevver hayatı kaplayacak.
O zaman ne olacak? Kriz.
Uçsuz bucaksız Asya'nın o kadar zenginliği içinde, dünyanın en iyi giyinmiş milleti olduğumuz halde çırçıplak yaşıyoruz.
Coğrafya, kültür, her şey bizden bir yeni terkip bekliyor. Biz misyonlarımızın farkında değiliz.
Başka milletlerin tecrübesini yaşamağa çalışıyoruz.