Yitip giden zamana...
Özlem, bazen kaybedilmiş bir zamanı değil, hâlâ hayatta olan ama artık sana ulaşamayan birini içinde taşımaktır. Ölüm acısı gibi ama değil. Annem hâlâ burada, nefes alıyor, gözlerimin içine bakıyor ama beni hatırlamıyor. En büyük eksiklik bazen bir yokluk değil, bir varlığın içindeki boşluktur. O eski ses tonu, tanıdık bir gülümseme, sıcak bir dokunuş hâlâ aynı ama içindeki dünya artık benimle değil. Onun bana söylediği eski sözleri hatırlıyorum, ama o artık beni hatırlamıyor. Ve işte en ağır özlem de bu—var olup da kaybolan birine duyulan… emektarım annem dağ çiçeğim seninde kadınlar günün kutlu olsun..
Duygu/Düşünce
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin hanımına yazdığı ibretlik mektup Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretleri 1115 (m. 1703)'de Erzurum'un Hasankale kasabasında doğdu. Küçük yaşta amcası ile birlikte Tillo'ya giderek İsmail Fakîrullah hazretlerine talebe oldu. Ondan icazet aldıktan sonra Erzurum'a döndü. İstanbul'a gelerek Sultan I. Mahmud ile görüştü. 1195 (m. 1781)'de vefât etti. Tillo'da, hocası İsmail Fakîrullah hazretlerinin kabrine yakın defnedildi. İbrahim Hakkı hazretleri İstanbul'da iken, Erzurum'daki hanımına yazdığı mektup ibret vericidir: İzzetli, hürmetli, muhabbetli, hakikatli, hatırlı, gönüllü, hizmetli, sabırlı, ma'rifetli, akıllı, gayretli, şefkatli, güzel yüzlü, şirin sözlü, melek huylu, çelebi kollu, nazik elli, ince belli, şirin yıldızlı, oğlumun annesi, gönlümün canânesi, inci danesi, hatunum ve kadınım Züleyha Hanım huzuruna: Candan selâmlar ve gönülden dualar edip ol mülayim hatırın kat kat sual ederiz; Allah'ın birliğine emanet veririz. Benim küçük kadınım, benim âşık paşam, benim gözüm, benim sırdaşım, benim dervişim, benim emektârım, ne keyiftesin, ne haldesin, ne demdesin, neylersin, nişlersin, iyi misin, hoş musun? Allah, mu'inin olsun. Hak Teâlâ canına sağlık, gönlüne hoşluk versin. Rabbim seni bana bağışlasın; bir dahi dünya gözüyle görüşmek müyesser eylesin, âmin. Aceb cihanda senin gibi var mıdır? Hiç fikrimden gitmezsin, böylece ayan gönlümde durursun. Benim nazik âşıkım, senin için her yerde dualar ediyorum. İnşaallah tez vakitte avdet edeyim, seninle diz dize verelim de güzel dualar ve kitaplar okuyalım. Bir küçük kız gördüm hemen sana benzettim, selam-sabah ettim, sesi dahi sana benzerdi. Senin hatırın için sokak ortasında yarenlik edip ahvalini sordum. Bir ihtiyar annesi varmış hasta, ona ekmek götürürmüş. On akçe para verip
Reklam
İbrahim Hakkı hazretleri İstanbul'da iken, Erzurum'daki hanımına yazdığı mektup: "İzzetli, hürmetli, muhabbetli, hakikatli, hatırlı, gönüllü, hizmetli, sabırlı, ma'rifetli, akıllı, gayretli, şefkatli, güzel yüzlü, şirin sözlü, melek huylu, çelebi kollu, nazik elli, ince belli, şirin yıldızlı, oğlumun annesi, gönlümün canânesi, inci danesi, hatunum ve kadınım Züleyha Hanım huzuruna: Candan selâmlar ve gönülden dualar edip ol mülayim hatırın kat kat sual ederiz; Allah'ın birliğine emanet veririz. Benim küçük kadınım, benim âşık paşam, benim gözüm, benim sırdaşım, benim dervişim, benim emektârım, ne keyiftesin, ne haldesin, ne demdesin, neylersin, nişlersin, iyi misin, hoş musun? Allah, mu'inin olsun. Hak Teâlâ canına sağlık, gönlüne hoşluk versin. Rabbim seni bana bağışlasın; bir dahi dünya gözüyle görüşmek müyesser eylesin, âmin. Aceb cihanda senin gibi var mıdır? Hiç fikrimden gitmezsin, böylece ayan gönlümde durursun. Benim nazik âşıkım, senin için her yerde dualar ediyorum. İnşaallah tez vakitte avdet edeyim, seninle diz dize verelim de güzel dualar ve kitaplar okuyalım. Bir küçük kız gördüm hemen sana benzettim, selam-sabah ettim, sesi dahi sana benzerdi. Senin hatırın için sokak ortasında yarenlik edip ahvalini sordum. Bir ihtiyar annesi varmış hasta, ona ekmek götürürmüş. On akçe para verip sevabını sana bağışladım. Allahü teâlâ senden razı olsun, zira ben senden yer gök dolusu razıyım. Allah Şeyh Osman'ı (oğulları) bize bağışlasın, âmin ya Erhamürrahimîn, dahi ben kimsenin fikrinde ve hayalinde değilim. Bu muhabbetnamem boş gelmesin deyû bir bürüncük gömlek irsal olundu, şimdilik ma'zur olsun. İnşallah va'demiz tamamında Padişah efendimizden destur alırız ve gelip size kavuşuruz. Sizinle ol kadar çok sözlerim vardır ki bir ay yazsam tükenmez... (Karı-kocanın
"Emektarım Hayallare" adlı şiirimden alıntı
.....🍂✍️ Aynalara bakıyorum; Aksak bir ben kalmış ruhumdan, Çapulcu halim dökülüyor yansımalara.. Doğurduğum sancıların adı yok! Kimliksizim doğan her bir acıda, Emektarım hayellere. ... egirdirses.com/mobil.php?islem...
İçimdeki Fırtınam İyi ki seni yazmışım emektarım, evladım, heyecanım, göz yaşım yeni yaşın daha çok okura ulaşması dileğiyle...
1000Kitap
İbrahim Hakkı Hazretleri'nin İstanbul'da iken, Erzurum'daki hanımına yazdığı mektup: İzzetli, hürmetli, muhabbetli, hakikatli, hatırlı, gönüllü, hizmetli, sabırlı, ma'rifetli, akıllı, gayretli, şefkatli, güzel yüzlü, şirin sözlü, melek huylu, çelebi kollu, nazik elli, ince belli, şirin yıldızlı, oğlumun annesi, gönlümün canânesi, inci danesi, hatunum ve kadınım Züleyha Hanım huzuruna: Candan selâmlar ve gönülden dualar edip ol mülayim hatırın kat kat sual ederiz; Allah'ın birliğine emanet veririz. Benim küçük kadınım, benim âşık paşam, benim gözüm, benim sırdaşım, benim dervişim, benim emektârım, ne keyiftesin, ne haldesin, ne demdesin, neylersin, nişlersin, iyi misin, hoş musun? Allah, mu'inin olsun. Hak Teâlâ canına sağlık, gönlüne hoşluk versin. Rabbim seni bana bağışlasın; bir dahi dünya gözüyle görüşmek müyesser eylesin, âmin. Aceb cihanda senin gibi var mıdır? Hiç fikrimden gitmezsin, böylece ayan gönlümde durursun. Benim nazik âşıkım, senin için her yerde dualar ediyorum. İnşaallah tez vakitte avdet edeyim, seninle diz dize verelim de güzel dualar ve kitaplar okuyalım. Bir küçük kız gördüm hemen sana benzettim, selam-sabah ettim, sesi dahi sana benzerdi. Senin hatrın için sokak ortasında yarenlik edip ahvalini sordum. Bir ihtiyar annesi varmış hasta, ona ekmek götürürmüş. On akçe para verip sevabını sana bağışladım. Allahü teâlâ senden razı olsun, zira ben senden yer gök dolusu razıyım. Allah Şeyh Osman'ı (oğulları) bize bağışlasın, âmin ya Erhamürrahimîn, dahi ben kimsenin fikrinde ve hayalinde değilim. Bu muhabbetnamem boş gelmesin deyû bir bürüncük gömlek irsal olundu, şimdilik ma'zur olsun. İnşallah va'demiz tamamında Padişah efendimizden destur alırız ve gelip size kavuşuruz. Sizinle ol kadar çok sözlerim vardır ki bir ay yazsam tükenmez...
Reklam