Aşk olsun o rindâne ki gönlünde emel yok
Reşk olsun o mestâne ki zevkinde halel yok
(O umursamaza aşk olsun ki gönlünde istek yok, zevkinden geri kalmayan o sarhoşa da
kıskançlık olsun.)
Halbuki Nedret, siz benim, büyük ve sonsuz aşkımdınız! Bu güzel, sihirli ve emel dolu gözlerinizi, rüyalarımda görüyordum. En zayıf, en zavallı anlarımın çaresizliği içinde, sabır içinde, hep sizi bekliyordum. Hep sizi..."
Eyvâhlar ki bunca emel nâ-becâ imiş
Hırs u hevâ-yı nefse heves pek hâta imiş
“Eyvah ki bunca emel, bunca arzu yersizmiş.
Nefsin hırs ve heveslerine kapılmak büyük hata imiş.”
Rasûlullah (s.a.v.): "Ümmetim hakkında en çok endişelendiğim şey; hevâ ve uzun emeldir. Hevâ haktan uzaklaştırır. Uzun emel ise âhireti unutturur. Bu dünya giden bir seyyahtır. Âhiret ise gelmekte olan seyyahtır.”
Uzun emel(dünyaya hırsla yönelmek), insanın öleceğini bildiği halde, gelecekte olacak işleri düşünmesidir.
Allahu Zülcelal hepimize, uzun emelden uzak kalmayı nasip etsin.(Âmin)