Benna'nın en önemli özelliği, halk ile konuşurken meseleleri mümkün olduğu kadar dallanıp budaklandırmadan, anlaşılmaz kelimeler kullanmadan ve oldukça kısa konuşarak anlatmasıydı. Fıkhî konuları anlatırken bile getirdiği teşvik edici örnekler, ayet ve hadisler insanların kalbine etki ediyordu. Hiçbir zaman felsefi görüşlere ve mantıki kıyaslara girişmiyor, dikkatleri yaratıcının kâinattaki büyük kudretine, sıfatlarına yöneltiyordu. Ahireti de öğüt verici bir üslupla, Kur'an sınırlarının dışına taşmadan anlatıyor, İslâmî olan inancı vermeden önce eski yanlış inancı yıkmaya çalışmıyordu. Doğruyu göstermesi hâlinde yanlışın kendiliğinden çekip gideceğine inanıyordu. Bu şekilde insanları kendilerini savunmak zorunda bırakmıyor ve onlarla yaptıkları hatâlara gerekçe bulacak polemikleri başından engelliyordu.