yeknes

Cimriler ilerdeki bir başka yaşama hiç inanmazlar, her şeyleri şimdi zamandır. Bu düşünce, yaşadığımız çağa, paranın politikaya, yasalara, törelere, her zamankinden de fazla egemen olduğu bu çağa korkunç bir ışık tutuyor. Kurumlar, kitaplar, insanlar, öğretiler, her şey, her şey, sekiz yüz yıldan beri toplum yapısına dayanak olmuş bir gelecek yaşam inancını için için çökertmek için elbirliği ediyor. Tabut pek o kadar korkulmayan bir geçit şimdi. Bizi ölüm duasının ardında bekleyen gelecek, şimdiki zamana yerleşti artık. Her ne pahasına olursa olsun, lüksün, gösterişli hazların dünyadaki cennetine erişmek, eskiden ölümsüz zenginlikler uğrunda kendilerini feda edenler gibi, geçici sahib oluşlar uğrunda yüreği taşlaştırmak, bedeni çileye sokmak en yaygın düşünce oldu! Her yere yayılmıştır bu düşünce, hatta yasalara bile. Yasaları yapanlara bile. "Ne düşünüyorsun?" diyecek yerde, "Ne ödüyorsun?" diye soruyorlar. Bu öğreti burjuvalardan halka geçtiği zaman, ülkenin durumu ne olacak?
Sayfa 107·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Cimrinin yaşamı da kişinin hizmetine girmiş insan gücünün sürekli çabalarından oluşur. Yalnız iki duyguya dayanır: Onur ve çıkar; ama çıkar da bir bakıma sağlam bir onur, hem de gerçek bir üstünlüğün sürekli kanıtı olduğundan onur ile çıkar bir tek bütünün, yani bencilliğin, iki parçasıdır.
Sayfa 111·Kitabı okudu
Benna'nın en önemli özelliği, halk ile konuşurken meseleleri mümkün olduğu kadar dallanıp budaklandırmadan, anlaşılmaz kelimeler kullanmadan ve oldukça kısa konuşarak anlatmasıydı. Fıkhî konuları anlatırken bile getirdiği teşvik edici örnekler, ayet ve hadisler insanların kalbine etki ediyordu. Hiçbir zaman felsefi görüşlere ve mantıki kıyaslara girişmiyor, dikkatleri yaratıcının kâinattaki büyük kudretine, sıfatlarına yöneltiyordu. Ahireti de öğüt verici bir üslupla, Kur'an sınırlarının dışına taşmadan anlatıyor, İslâmî olan inancı vermeden önce eski yanlış inancı yıkmaya çalışmıyordu. Doğruyu göstermesi hâlinde yanlışın kendiliğinden çekip gideceğine inanıyordu. Bu şekilde insanları kendilerini savunmak zorunda bırakmıyor ve onlarla yaptıkları hatâlara gerekçe bulacak polemikleri başından engelliyordu.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Rabbimiz dünya imtihanını öyle muhteşem dizayn etmiş ki, en iyi olana ulaşmak en kolayken en kötü sonuca giden yollar çok meşakkatli ve masraflı. Ancak nefis şeytanla birleşip devreye girince insanlar en iyiye giden yol için burun kıvırıyor ve en kötü yola büyük bedeller ödeyerek katlanıyorlar.
Sayfa 167·Kitabı okudu
Tüm bu düşünceler ışığında şimdi tekrar BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM, diyelim. Bu defa anlamını beynimizden geçirirken tüm kalbimizle de onaylayarak. “Her şeyin Rabbi olan Allah'ın ismiyle başlıyorum, dünyada ve ahirette bana merhametiyle muamele etmesini dilediğim Rabbime sığınarak ve her şeyin ancak O'nun dilemesiyle gerçekleşeceğini bilerek bu işime başlıyorum. Rabbim senin yardımın olmadan ben nefes bile alamam, ben sana teslim oldum, sana sığındım bu işimin hayırlara sonuçlanmasını ve bu işimle senin rızanı kazanabilmemi nasip et.”
Sayfa 109·Kitabı okudu