Ufak bir girizgâh
Bir süredir, okuduğum kurgusal kitaplar dışındaki kitaplar hakkinda inceleme yazmamaya karar vermiştim. Bunun sebebi -bazen üşenmemin dışında- kurgu-dışı denilen düşünce yoğunluklu kitapları değerlendirmek için gereken olgunluğa henüz sahip olmadığımı düşünmemdi. Açıkçası hala böyle düşünüyorum, ancak incelemelerimin -düşünce ve eserleri metalaştırmadığı sürece- mükemmel olmak zorunda olmadıklarını, dağınık fikirlerin derli toplu bir yapıya büründürüldüğü bu metinlerin iyi bir öğrenme yöntemi olmasının yanında fikirlerin olgunlaşması için bir ortam, ve geriye dönüp bakılabilecek bir anıt taşı sağladığını düşünüyorum. Bu sebeplerden dolayı, inceleme yazma eylemi risklerinden arındırılıp faydalarıyla beni cezbetmiş oldu.
Tabii ki, bu gibi eserlerin incelemelerinde kurgusal olanlara göre daha temkinli yaklaşacağım. Bu, hem sahip oldukları didaktik anlatım tarzından, hem de saygı duyduğum içeriklerinden dolayıdır. (romanların içeriklerine saygı duymadığım anlamına gelmiyor, tabii ki.)
Eser
Eseri incelemeye başlamadan önce, çevirmen ve yayınevine değinmekte fayda görüyorum. Külliyat yayınlarının kuruluş amacı ve sahip oldukları "manifesto", kültür tarihine ilişkin bu ve benzer kitapların özünü oluşturan probleme ve çözüm arayışına parmak basıyor. Medeniyet problemi. Handiyse her çağda tartışılıp budaklanmış olan bu sorunu ele almaya cüret etmeyeceğim, ancak önsöz ve "manifesto"da da bahsedildiği gibi "Dünyanın, bütün kültürlere varoluş ve hayat hakkı tanıyabilecek, yeni bir medeniyet tasavvur"una ihtiyaç duyduğu yadsınamaz bir gerçek, kanaatimce.
Nihayet esere geçersek, 1928 yılında, İngilizce'deki en güvenilir Kur'an meallerinden birinin yazarı tarafından kaleme alınıyor kitap.
Pickthall, 1. Dünya Savaşı'nın çalkantılı siyasi atmosferine, bunun