İşte benim ikilemim ve sorunum. Bu konuda pek çok şey söylenebilir ama sorunu çözümlemenin yolu yok. Yaşamın her iki kutbunu eğip bükerek birbirine yaklaştırmanın, yaşam melodisinin iki sesliliğini yazıya dökmenin asla üstesinden gelemeyeceğim. Ama yine de içimden yükselen o karanlık buyruğu uyacak, dönüp dolaşıp bu yolda girişimlerde bulunacağım. İşte benim saatçiğin farklarını işleten zemberek.
Ama gençlik, hayvanlar gibi davranmaktır. Hayır tam olarak hayvanlar gibi değil de, daha çok şu küçük oyuncaklar gibi davranmaktır. Hani sokaklarda satarlar ya, içinde mekanizması, dışında da anahtarı olan küçük teneke adamlar vardır, anahtarını grr grr grr kurarsın, bırakırsın yürür gider ya kardeşlerim. Ama düz çizgide gider ve tabii bir şeylere toslar, düz gider tos tos toslar, yaptığından vazgeçemez. İşte genç olmak, bu küçük makineler gibi olmaktır.