Muhammed Emin ATA

Zorla Okunmuş Bir Kitap
5/10
·572 syf.··
2026 13. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 17:39
Öncelikle bir hayal kırıklığı olduğunu belirtmeliyim. Bu serinin daha önceki Pyotr kitabını zevkle okumuştum. Gerçi onun yazarı ve yaklaşımı bambaşkaydı ama ben bunu da seveceğimi düşünmüştüm. Yanılmışım. Kitap en başta siyasetten uzak olup Rusya'ya ve Ruslara değinmeyeceğini söyleyip sade İvan'ın hayatına odaklanacaktı. Ama hiç böyle olmadı. sanki ben İvan'ın hayatını değil de o dönemin kronolojik tarih vakalarını rapor gibi okudum. Açıkçası hiç iç açıcı değildi. Tarih sever olarak bana bu eseri okumak işkence gibi geldi. Sanırım sebebi, yazarın dili. Gerçekten çok uzun zaman bırakmak ve devam etmek arasında kaldım. Eğer amaç dönemi iyi anlamaksa okunabilir. Ama eğer mevzu İvan'ın hayatıysa yine çok şey öğrenirsin ancak bunu için bunalarak ve sıkıntıdan elinden bırakıp bırakıp yeniden başlayarak yapabilirsin
Tarih
Korkunç Ivanİsabel de Madariaga · Türkiye İş Bankası Yayınları · 201226 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Köpek
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 21:47
Köpek Kalbi Mihail Bulgakov’dan Köpek Kalbi. 1920’li yılların soğuk ve gri Moskova sokaklarından birinde ölmeyi bekleyen bir köpek, ismi Şarik. Gençleştirme iksirini büyüyle değil de tıp bilimiyle bulabileceğini düşünen çılgın bir burjuva doktor, Filip Filippoviç. Doktorun hırslı ama terbiyeli, iyi niyetli yardımcısı Bormental ve asistan Zina. İnsan oğlunun acımasız ve vahşi yanı her zaman insanlara kendini göstermiyor. Ama çoğu zaman sokaktaki savunmasızlara, köpeklere ve kedilere yansıyor. Bu hikayede insanların zulmünden hep nasibini almış olan bir köpek var. Bedeninin yarısı acımasızca yakılmış, soğuk bir kaldırımda ölümü bekleyen Şarik. O böyle dururken bir kahraman çıkageliyor. Şariği sahipleniyor onu besliyor. Şarik işte tam burada ilk defa insanlaşmaya başlıyor. Düşünüyor. Düşünüyor ve içinde bulunduğu durumu anlamaya çalışıyor. Pek tabii köpek beyni bunu anlamasa da Köpek Kalbi onu kurtaran Filip Filippoviç’e derinden saygı besliyor. Ancak devamında okuyucu Filip’in bu hareketenin amaçsız olmadığını anlıyor. Aslında onun da bir çıkarı var. Burada bence Bulgakov burjuvaya göze parmak yapmadan harika bir eleştiri yapıyor. Burjuvanın asla ama asla işine düşmeyen şeye kolunu yormadığını gösteriyor. En sonunda bizim doktor takımı bir gençleştirme deneyi için ölmüş bir suçlunun organlarını köpeğe naklediyorlar. Beklenilenin aksine gençleşmiyor. Hayvan insanlaşıyor. İnsanlaşırken aslında hiç de köpek halinde olmayan özellikler gösteriyor. Yani insan olurken aslında “vahşileşiyor”. Ona terbiye vermesi gereken kişi ise Doktor Filip. Ben kendimi Filip’in yerine koyabildim. Kendimi bazen sol düşünceye sempati gösteriyormuş gibi görsem de, acaba yazarın anlatımından mı bilmiyorum, Doktoru haklı buldum. Aslında her nekadar burjuva da olsa, o kendisini bilime ve insanlığa
Edebiyat
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Koridor Yayıncılık · 202125,6bin okunma
100 Yıl Önce Beni Yazan Eser
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2024 13. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2024 00:00
Martin, sanki onun hikayesini böylesine okurken kendimi görmüştüm. Ne kadar soluk kesici fevkalade bir kitap. Onun başlangıcındaki sıradan bir işçi çocuğundan herkesin öylesine taptığı bir adamın ortaya çıkması, ancak onun tüm bu süreçte insanlığa olan inancını kaybetmesi ve… Kendi kaderine kendi karar vermek istemesi. İnsanların gözünde öyle bir yerde ki, beğenilmeyen kitabını Balzac gibi başkasına yazdırmış diye efsaneler üretiliyor. Hayatını bir yerden alıp kendi eliyle, kimseden yardım almadan “yukarılara” taşıyor. Sonra o yukarıların, aslında hiç de yukarı olmadığını tüm bunların yalan olduğunu görüyor. Evet işte Martin Eden bu… Hayatın bitmeyen insanlık yarışında kendini ön sıralara koyabilmiş ama bu süreçte de o insanlıktan soğumuş, yüz çevirmiş birisi.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
Kötü Kadın İmgesi
7/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 16:12
Merhaba Mürebbiyelik mesleği… Ben çocukken ne kadar da kıymetli görünürdü gözüme. Bir evin çocuklarını yani geleceğini yetiştirmek üzere onları bir kişiye emanet etmek… Bu önemli olduğu kadar zor da bir mevzu. Kitap bu meslek üzerinden kötü niyetli ve habis nir kadının bir aileyi nasıl bitirdiğini anlatıyor. Bakıyoruz Anjel’e, o ne kadar suçlu? Paris’in varoşunda doğmuş bir Fille Publique, ya da bizim deyişle bir fahişeden doğmuş bir p*ç. Hayatı ucuz ortamlarda geçmiş. Eğitim alamamış. Hiç istemediği bir iş olan Fahişelikte kendini zorla bulmuş. Buradan çıkışı da yine bu yol üzerinden arıyor. Bir nevi su çatlağını bulmaya çalışıyor. Yazar iyi bir sile sahip ama beyazı çok beyaz siyahı çok siyah olarak sunuyor. Halbuki hayat grilerden meydana gelir. Kitapta kadınların tümü bir günah abidesi. Erkeklerimiz ise aptallık üzerine yarışan tipler. Keşke biraz da Angel’in gözünden onu anlayabileceğimiz bir şekilde anlatsaydı hikayeyi. En azından onun gözünden mentalitesinden anlayamaya çalışsaydık olanları. Evin başı Dehri. Kendisi okumuş bilgili gibi gözükse de aslında eşşeğin biri. Hani derler ya ne kadar okusan da eşeklik baki kalır. Tam öyle bir adam. Fen, siyaset, toplum bilimleri… Her alanda bilgisi olsa da aslında iç ruhunda tam bir narsist, gücünü hunharca kullanmayı ve bu güçle insanları ezmeyi çok seviyor. Yeri geliyor orada olduklarını bilse de saçma sapan bir mevzudan dolayı yeni tanıdığı birine hava atmak için kendi ailesinden en yakınlarını asker gibi karşısına dikip 1 saat bekletiyor. O adam ki kendisi aslında tüm bu olanların suçlusudur. Kambur ise benim favori karakterim. Bir insan nasıl kaypak ve çıkarcı olur. Nasıl kendi onurunu gözetmeden taraf değiştirir. İşte bu karakter aslında bu kitabın en önemli karakteridir. Çünkü insan oğlunu tertemiz şekilde
Edebiyat
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Kızıl Panda · 202111,2bin okunma
9/10
·205 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 15:01
Taşrada ücra bir köşe, köy cahilliğine "ışıldayarak yol gösterecek" genç üniversite beyni. Hayallerin en baştaki halleri ilerleyen zamanda nasıl da gerçek hayata daha çok benziyor. Genç ve azimliyken hayata karşı umudun varken nasıl da bir anda gerçek dünyanın tokadını suratında hissediyorsun. Yazarın en güzel tarafı da bu galiba, insanı gökyüzündeki bulutların tatlı rüzgarında gezdirmiyor. Aksine taşranın çorak toprağında tipi eşliğinde hayat gerçeğini sunuyor.
Edebiyat
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Koridor Yayıncılık · 202132bin okunma