Emine Er

@emineeer·
·
sabitlendi
Yüreğinin Konuşmasını Sağla
“Yeryüzündeki her insanın kendisini bekleyen bir hazinesi vardır,” dedi yüreği delikanlıya. “Biz yürekler, insanlar artık bu hazineleri bulmak istemedikleri için bunlardan pek ender söz ederiz. Onları küçük çocuklara anlatırız. Sonra herkesi, kendi yazgısının yoluna göndermek işini hayata bırakırız. Ne yazık ki, kendisine çizilmiş olan yolu, pek az insan izliyor; oysa bu yol, Kişisel Menkıbe’nin ve mutluluğun yoludur. İnsanların çoğu dünyayı korkutucu bir yer olarak görüyorlar ve yalnızca bu nedenden dolayı da dünya gerçekten korkutucu bir şey oluyor. O zaman biz yürekler, giderek daha alçak sesle konuşmaya başlıyoruz ama asla susmuyoruz. Ve sözlerimizin duyulmaması için dilekte bulunuyoruz: Kendilerine çizmiş olduğumuz yolu izlemedikleri için insanların acı çekmelerini istemiyoruz.”
Sayfa 156·Kitabı okudu

Emine Er

, bir kitabı okumaya başladı

Emine Er

, bir kitap okudu
Puan vermedi·134 syf.·
2026 6. kitabı
Zülfü Livaneli
7.8/10 · 36,5bin okunma

Emine Er

, bir kitap okudu
Puan vermedi·448 syf.·
44 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 09:12
·
2026 5. kitabı
İlber Ortaylı
8.5/10 · 891 okunma
“Ayasofya neden camiye çevrildi?” sorusu da bu noktada sıkça sorulan sorular arasında yer alıyor. Hemen belirtelim ki fetihten önce Ayasofya, Hristiyanlığın ve dünyanın en büyük mabedi iken, fetihten sonra İslâm’ın büyük mabedi hâline getirilmiştir. Bu büyüklüğünü 1550’lere, yani önce Süleymaniye’nin, sonra da Selimiye’nin inşasına kadar korumuştur. Batı Avrupa’da, hatta Rönesans İtalya’sında bile hiçbir yapı Ayasofya kadar cazip değildir. Rönesans’ta yapılan büyük kiliselere kadar Ayasofya, bütün Hristiyan milletlerin hayalini süslüyordu.Onun için fetihten hemen sonra Ayasofya’nın cami hâline çevrilmesi çok önemliydi ve İslâm fetih ananesi icabıydı. İslâm dünyasında Ayasofya’ya yönelik bir literatür ve anane vardı. Daha önce 1204 yılında Katolik Kilisesi’ne çevrilmiş ve 57 yıl boyunca bu şekilde kalmıştır. Osmanlılar yapıyı bilhassa Mimar Sinan’ın ciddi restorasyonu ve güçlendirme çalışmalarıyla ihya etmiştir. Bir Hristiyan kilisesi olarak inşa edilen Ayasofya, Osmanlıların şadırvan, muvakkithane, medrese, sebil, sıbyan mektebi, imaret ve türbe gibi eklemeleriyle görünüşte bir Müslüman külliyesine dönüştü ve İstanbul’un yeni siluetine kendini uydurdu.
Alıntı