“Ayasofya neden camiye çevrildi?” sorusu da bu noktada sıkça sorulan sorular arasında yer alıyor. Hemen belirtelim ki fetihten önce Ayasofya, Hristiyanlığın ve dünyanın en büyük mabedi iken, fetihten sonra İslâm’ın büyük mabedi hâline getirilmiştir. Bu büyüklüğünü 1550’lere, yani önce Süleymaniye’nin, sonra da Selimiye’nin inşasına kadar korumuştur. Batı Avrupa’da, hatta Rönesans İtalya’sında bile hiçbir yapı Ayasofya kadar cazip değildir. Rönesans’ta yapılan büyük kiliselere kadar Ayasofya, bütün Hristiyan milletlerin hayalini süslüyordu.Onun için fetihten hemen sonra Ayasofya’nın cami hâline çevrilmesi çok önemliydi ve İslâm fetih ananesi icabıydı. İslâm dünyasında Ayasofya’ya yönelik bir literatür ve anane vardı. Daha önce 1204 yılında Katolik Kilisesi’ne çevrilmiş ve 57 yıl boyunca bu şekilde kalmıştır. Osmanlılar yapıyı bilhassa Mimar Sinan’ın ciddi restorasyonu ve güçlendirme çalışmalarıyla ihya etmiştir. Bir Hristiyan kilisesi olarak inşa edilen Ayasofya, Osmanlıların şadırvan, muvakkithane, medrese, sebil, sıbyan mektebi, imaret ve türbe gibi eklemeleriyle görünüşte bir Müslüman külliyesine dönüştü ve İstanbul’un yeni siluetine kendini uydurdu.