Adamcağız yazgının kendisine verdiği o içler acısı, zavallı payı, kadının, sevinin, şehvetin sonsuza dek gözlerinin önünden gelip geçeceğini, kendisinin de sadece başkalarının mutluluğunu görmekle yetineceğini düşünüyordu.
İnsanoğlunun sevgiye gereksinme duyduğunu, sevgisiz, aşksız yaşamın kuru, çıplak, yaygaracı ve kulak tırmalayıcı gıcırtılı bir çarktan başka bir şey olmadığını öğrendi.