Bir şeyi yüceltmeye son vermenin en hızlı yolu ona sahip olmaktır; tıpkı bir insanı yüceltmeyi engellemenin en hızlı yolunun onunla evlenmek olması gibi.
Ruskin'in aklındaki zenginlik, alışılmış anlamının dışında bir zenginlikti: o kibarlık, merak, duyarlılık, alçakgönüllülük, tanrısallık ve zeka açısından zengin olmak istiyordu. Ruskin bu niteliklere basitçe "yaşam" adını verdi.
Zenginlik, bolluk demekti; burada bolluk derken kastedilen şey kelebekler de olabilirdi, kitaplar da, gülücükler de. İşte Ruskin, sözcüğün bu anlamındaki zenginlik için yanıp tutuşuyordu.
En soylu ve mutlu insanları yetiştirebilen ülke, en zengin ülkedir bana göre.
Kendi yaşamının işlevlerini olabilecek en mükemmel hale getirmiş, çevresindekilere yardım edebilen, onların yaşamına hem maddi hem manevi katkı sağlayabilen insan, gerçekten zengin bir insandır...