ALINTIÇ:
"Beni bir kuş olarak dünyaya getirseydin, açık havaya karşı kanatlarımı açar uçardım. Yoruldukça ağaç dallarına, vapur direklerine konar dinlenirdim. Susadıkça derelere, acıktıkça Allah'tan başka kimsenin malı olmayan yabani yemiş ağaçlarına inerdim... Ne güzel seyahat olurdu, değil mi anne?..."
KİTAP HİKAYESİ:
Dudaktan Kalbe, Reşat Nuri Gültekin'in 1925 yılında yayınlanan, altıncı ve birçok uyarlaması olan kitabı. Aslında hikayesine baktım fakat bir şey bulamadım. Yalnızca konusu anlatılıyor.
AKKINDA DÜŞÜNDÜKLERİM:
Reşat Nuri Gültekin de eserlerini sırasıyla okuduğum yazarlardan biri. Çalıkuşu kitabını okuduktan sonra bütün kitapları sırayla okumaya karar verdiğim için sıra biraz karıştı. Diğer kitaplarını incelerken "Dudaktan Kalbe" romanına denk geldim. Romanın konusu genel olarak bir aşkın çevresinde döndüğü için ilgimi çekti. Diğer eserleri okumak için de can atıyorum diyebilirim.
KİTAP İÇERİSİNDEN SONUÇ:
[Kitabı okumayanlar burayı okumasınlar. Çünkü kitap içinden yazıyor olacağım :)]
-Kitaptan çıkardığım sonuç şudur ki; eğer gerçekten birini seviyorsak ve o ilişkide gelecek görebiliyorsak, o kişiye olanca dikkatle ve değer vererek yaklaşmalı, sevgimize sahip çıkmalıyız. Aksi halde elimizden kaçırdığımızda geri dönüşü olmayan bir yola girebilmek fazlasıyla olası.