ALINTI:
"Bence siyasal romanın temel ikilemi ise, romanların insanları anlamak ile onlar hakkındaki ahlaki yargı verme gücü arasındaki çelişkisinde yatar. Sorun darbeci bir generalin ya da İslamcı bir teröristin ne kadar kötü bir insan olduğunu göstermek midir, yoksa onların neden öyle olduklarını anlamak mıdır?
Bana göre romanlar, insanlar hakkındaki ahlaki yargıları vermek değil, onları anlamak içindir."
KİTAP HİKAYESİ:
Orhan Pamuk:
1979'da İran Şahı'nın devrilmesi ve Ayetullah Humeyni'nin iktidara gelmesinden sonra dünyada "siyasal islam" diye bilinen bir hareketin Türkiye'de de güçlenmesini bir romanda hikaye etmek istemiş.
Aşırı kar yağışı yüzünden Türkiye'nin geri kalanından kopan küçük bir kasaba hayal ediyordum. Bu yoksul, ücra yerin Türkiye'nin bir çeşit siyasi minyatürü haline getirecektim. Hikayemin ilerlemesi, hayal gücümün çalışması için böyle bir kente gidip orada, otel odasında da olsa biraz yaşamam gerektiğine böyle karar vermiş. Bütün bunların üzerine de Kar romanı oluşmuş.
HAKKINDA DÜŞÜNDÜKLERİM:
Orhan Pamuk'tan yine çok güzel bir eser. Orhan Pamuk 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü kazanarak bu ödülü alan en genç kişilerden biri oldu. Kitapları altmış üç dile çevrildi, yüzü aşkın ülkede yayımlandı ve 13 milyon baskı yaptı. Ben çoğu romanını gerçekten büyük zevkle okudum. Bu roman da onlardan biri oldu. Anadolu'ya olan sevgim biraz daha depreşti, arttı diyebilirim.
Kitap üzerine konuşmak gerekirse içinde bulundurduğu siyasal islam içerikleri, eğer bu konulara ilginiz yoksa sizi biraz sıkabilir. Diğer taraftan Ka'nın İpek' e olan aşkı bir taraftan sizi sararken diğer taraftan da ne kadar hastalıklı bir aşk olduğunu fark ediyorsunuz.