Her şey başladığı gibi ansızın sona erer. Önce trafikte birden gözlerine beyaz perde inen adam görmeye başlar. Ardından diğerleri de düzelir, beyaz dünyalarına yeniden renkler dolar. Farklı bakışlarla karşılaşıp kendi vaziyetlerinin yansımasını onların göz bebeklerinde gördükleri anda “utanma” duygusu da yeniden işlemeye başlar. Nitekim bu yüz kızarıklığı, Âdem ve Havva’dan bu yana insanın çehresinde silinmemiş bir renktir. Tıpkı bir yap-boz oyunu gibi her düzen, defalarca yıkılıp yeniden yapılandırılacak, kimi zaman tümden yok edilip baştan inşa edilecek; ama öyküdeki isimlerin, suçların, güçlerin, körlüklerin yerini başkaları da alsa tarih, tekerrür etmeye devam edecektir. Ve her öykü, bir körlüğü dile getirirken gerçeğe uyanmaya bir çağrıdır.
KörlükJosé Saramago · Can Yayınları · 2015132,2bin okunma
Bu kitabı tasvir edecek olursam, Sartre bir insanın uçurumun kenarında duyduğu korkudan bahseder. Ona göre bu korkunun temel sebebi kişinin kendini oradan aşağıya atabilme özgürlüğüne sahip olmasıdır fakat eğer onu bir ağaca bağlarsanız özgürlüğünü elinden almış aynı zamanda da korkusundan kurtarmış olursunuz.
Bugün çeşitli iplerle (dinler, popüler kültür, medya…) insanlar hala kendilerini o ağaca bağlıyor gibi gözüküyor ancak o ağaç da uçurumdan düşerken hangi ip kurtarabilir insanı yalnızlığından ve bulantısından?
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128,1bin okunma
Hatrımı tazelemek için tekrar okudum, hiçbir şey değişmemiş en azından duygularımda. Hep görünürde olmak ama kimse tarafından farkedilmemek; ağlamamak zor uğraş...