Büyükanne, yıllar geçtikçe anlayışının derinleştiğini ve ölümlü insanların düşünebileceği ya da açıklayabileceği şeylerin ötesine geçtiğini sandığını söyledi. Dolayısıyla buna "kandaş olmak" diyorlardı.
Büyükbaba, onun döneminde "kabile insanlarının" anladığınız ve anlayışla baktığınız insanlar anlamına, dolayısıyla "sevilen insanlar" anlamına geldiğini söyledi. Ama insanlar bencilleştiler ve sözcüğü yalnızca kan akrabaları anlamına indirgediler ama aslında hiçbir zaman sözcüğün bu anlama gelmesi düşünülmemişti.
Onlara göre sevgi ve anlayış aynı şeydi. Büyükanne, anlamadığı bir şeyi sevemeyeceğini söyledi. İnsanları ve Tanrı'yı anlamazsan ne insanları ne Tanrı'yı sevebilirdin.