Düşünen bir insan olgunluğa eriştiğinde ve tam bir bilinç kazandığında kendisini istençsiz olarak sanki çıkışı olmayan bir tuzağın içindeymiş gibi hisseder.
.
.
.
.analiz etmeye ve sentezlemeye yatkın olan insanlar bir araya geldiklerinde, onurlu ve özgür düşüncelerini birbirlerine aktararak vakit geçirdiklerinde bu tuzağın farkına varmazlar. Bu bakımdan akıl yeri doldurulamaz bir zevk kaynağıdır.