Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.
Die Grenzen meiner Sprache ist die Grenzen meiner Welt.
The limits of my language mean the limits of my world.
Akşam iş dönüşü eve girer girmez bilgisayarımı açmaksa ilk işim, yüzlerini hiç görmediğim ama ne yazdı, ne okudu, ne paylaştı diye birilerini merak ediyorsam ve son zamanlarda yanımdan her geçeni belki de 1000kitaptandır, belki de 1000kitapta iletilerini hep beğendiğim biridir diye düşünceler sarıyorsa beni doğru yerdeyim demektir.
Hiçbir şeye tutkuyla böyle bağlanmamıştım. Ne yapsam, neyle ilgilensem sorusu hep bir muammaydı sizi bulana dek. Ahh 1000kitap sen yok musun! :) Evet varsın, iyiki varsın, herkes iyiki var. Seviyorum ki ben burada olmayı, sizinle olmayı.
Hem zaten geleceği kuran, geçmişe dönük özlemlerimiz değil de nedir?
Her milletten insanın Doğu'nun limanlarında yan yana yaşadığı, dillerin birbirine karıştığı o çağ, eski zamanların bulanık bir anısı mıdır? Yoksa geleceğin bir belirtisi midir? Bu rüyaya sıkı sıkı sarılmış olanlar geçmişten kopamayanlar mıdır, yoksa gönül gözüyle geleceği görenler mi? Buna cevap vermeye gücüm yetmez. Ama babam, işte buna inanıyordu. Bir Türk ile bir Ermeni'nin gene kardeş olabileceği, sepya rengi bir dünyaya.