emine çelikbaş

emine çelikbaş
Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır. Die Grenzen meiner Sprache ist die Grenzen meiner Welt. The limits of my language mean the limits of my world.
Her şeyin her zaman aynı biçimde görüleceği, algılanacağı, yorumlanıp anlaşılacağı, her zaman aynı dilsel kalıplar içerisinde dile getirileceği, herhangi bir şeyin değişmeyeceği düşüncesinde değilseniz, iletişimin her zaman kolay olacağı beklentisiyle yaşamağa da kalkışamazsınız.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dili, durmadan kurmak zorundayız. Yaşamla, düşünceyle sürekli bir etkileşim içinde olan, var ettiğimiz, bizi var eden bu aracı, durgu durak bilmeden kurmak zorundayız. Bilmek ile yetinemememiz de bundan.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Edebiyat
Bir dili bilmek dendiği zaman, o dilde düşünebilmektir usuma gelen.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Edebiyat
Okuma, bir bakıma, "gerçek" olmadığını bildiğimiz birtakım kişilerle işlerin, "gerçekliği" andıran ya da andırmayan bir dünyada, çok değişik bir takım imge dizileri ya da dizgeleri aracılığıyla anlamlandırılması işlemi sürdürülüp giderken (her şeyden önce de sürdürülüp gidebildiği için), o kişilere, o olana bitene, o dünyaya inanabilir, inanır hale gelme sürecidir; o dünyanın olanaklı/olası kılınmasını yaşamaktır.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne zaman gözlerimi kapasam, gördüğüm sadece senin yüzün. "Crying out Love in the Center of the World"