Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.
Die Grenzen meiner Sprache ist die Grenzen meiner Welt.
The limits of my language mean the limits of my world.
18. yüzyılın ortalarından bu yana "Serendipli Üç Şehzade" masalından yola çıkılarak türetilmiş bir sözcüğü var İngilizcenin: Serendipity; aranmakta olmayan değerli/hoşlanılır bir şeyin insanın karşısına çıkıvermesi anlamında kullanılan... Elbette, aranmayan şeyin bulunması, olacak şey değil. Ne var ki, "aranmama"yı o anda "aramakta olmamak" ya da "aranması gerektiği düşünülen yerde aramakta olmamak" diye yorumlarsak, bir çok kişinin bu "Serendiplilik"ten (az ya da çok) pay aldığını kestirebiliriz. Serendip yağmuru benim de tarlama yağmıştır ara ara.
Ne güzel bir başlangıçtı sabaha bugün
Geç kaldım işe, yağmurda ıslanıp, sığındım otobüs durağına
elimde Bilge Karasu - Ne Kitapsız, Ne Kedisiz - var.
Sonra bir kedicik geldi kucağıma oturdu.
Mükemmel üçlü olduk, ben, kitap, kedi.
Ne Bensiz, Ne Kitapsız, Ne Kedisiz :)