emotion diary

emotion diary
@emotiondiary
Bir devlet olsaydım milli marşım pinkfloyd-marooned olurdu, bayrağım van gogh tablosu. Bateri çalarmış gibi yaparken birilerine yakalanma tedirginliğini sevmiyorum. Ve kader inanılması gereken değil, katlanılması gerekendir.
"Yavaşça, yavaşça akıp gider ebedi şarkının ritmiyle ışık ve gölgenin titremesi içinde duyulur yalnız Şairin zahmetli sözleri. Cıvıltılı Çekirgenin müziğine ve ağustos böceklerinin yıldızsı cıvıltısına karşı, yalnız Cırcır Böceğinin arpı uykulu bir uğultu çıkarır. Ve batıda, alacakaranlığın göğsünde soluk bir yıldız titrer, uzakta, derin bir ışık coşkusu içinde yıldızlar kaybolur." Why Can't We Live Together, Timmy Thomas youtu.be/hULALx9PuXA?si=...
Reklam
"İki temel itici güç vardır: korku ve sevgi. Korktuğumuzda hayattan geri çekiliriz. Aşık olduğumuzda ise hayatın sunduğu her şeye tutku, heyecan ve kabulle açılırız. Önce kendimizi, tüm ihtişamımız ve kusurlarımızla sevmeyi öğrenmeliyiz. Kendimizi sevemezsek, başkalarını sevme yeteneğimize veya yaratma potansiyelimize tam olarak açılamayız. Evrim ve daha iyi bir dünya için tüm umutlar, hayatı kucaklayan insanların korkusuzluğuna ve açık yürekli vizyonuna bağlıdır." Oh My Love, John Lennon youtu.be/EC8EuSvuNXw?si=...
"Eski rüyalar güzeldi. Gerçekleşmediler, ama onları gördüğüme seviniyorum." Otra Como Tu, Eros Ramazzotti youtu.be/lK8rOABVFHs?si=...
Her birimizin içinde bir saklama alanı bulunur. Bu alan sürekli veriyle doldurulmaktadır. Düşüncelerimizin, duygularımızın, hayallerimizin dünyadaki deneyimlerimizin toplamını barındırır. Buna hazne diyelim. Bilgi, bu hazneye yağmurun bir varile dolması gibi doğrudan girmez. Her birimiz için benzersiz bir şekilde süzülür. Her şey bu süzgeçten geçemez. Ve geçebilenler de her zaman doğru ve eksiksiz geçmez. Her birimizin Kaynak'ı indirgemek için kendine has yöntemi vardır. Bellek kapasitemiz sınırlıdır. Duyularımız sıklıkla verileri yanlış algılar. Zihnimiz çevremizdeki tüm bilgileri kavrayacak işlem gücüne sahip değildir. Bilgiler bir süzgeçten geçmese duyularımız, ışık, renk, ses ve kokularla baş edemezdi. Bir nesneyi diğerinden ayırt edemezdik. Bu uçsuz bucaksız veri denizinde yolumuzu bulmak için küçük yaşlardan başlayarak, önemli görünen veya özel ilgi duyduğumuz bilgilere odaklanmayı ve geri kalanını yok saymayı öğreniriz. Sanatçılar olarak, çocuksu algımızı yeniden kazanmaya çalışırız: Hayatta kalma ya da fayda sağlama gibi kısıtlarla körelmemiş, daha saf bir hayret ve takdir duyan halimizi diriltmeyi amaçlarız. Süzgecimiz, Kaynak'tan gelen bilgiyi serbestçe geçirmek yerine, yorumlayarak kaçınılmaz olarak azaltır. Hazne yeni-den düzenlenmiş parçalarla doldukça, halihazırda toplanmış olan malzemeyle ilişkiler kurulur. Bu ilişkiler, kanı ve hikâyeler doğurur. Bunlar kim olduğumuz, çevremizdeki insanlar ve içinde yaşadığımız dünyanın mahiyeti hakkında olabilir. Nihayetinde tümü bütünleşerek bir dünya görüşüne dönüşür. Sanatçılar olarak, bu hikâyelere sıkı sıkıya bağlanmamak ve düşünce ve inanç sistemimizin sınırları içinde kendine ko-layca yer bulamayan muazzam miktarda bilgi için yer açmak isteriz. Ne kadar çok ham veri alabilir ve onları ne kadar az
Derinlemesine bakabilme yeteneği yaratıcılığın temelidir. Sıradan ve yavan olanın ötesini görmek ve aksi takdirde görünmez kalabilecek şeylere ulaşmak.
Reklam