Fazladan kelime kullanmaya gerek yok ama mecbur 150 kelimeyi dolduracağız. Kitap hakkında diyeceğim ve buna değeceğine inandığım tek şey var: Alın ve okuyun.
Kitap HırsızıMarkus Zusak · Martı Yayınları · 202114,5bin okunma
Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu Dünyasızlar. Tek kelimeyle hayran kaldım. Yazarın kalemi ve zihni çok güçlü. Karakterlerin diyalogları o kadar samimi ve gerçekçi ki birebir yaşıyorsun o anı. Hikaye içerisinde hikayeye geçiyorsun sonra bir bakmışsın kendini başka bir hikaye içerisinde buluyorsun. Kitabın belirli yerlerinde yazarın dördüncü duvarı yıkması da gayet hoş olmuş. Özet olarak kesinlikle okunması ve hatta filmi yapılması gereken bir roman var ortada. Okuyun ve okutturun. Yazar ile aynı kuşaktan olmamız da ayrı bir güzellik. Allah yazma gücü ve sağlıklı ömür versin ki biz de okuyalım.
Kitaptaki sosyalizm eleştirileri ve toplumsal hicivleri bi kenara bırakıyorum. Orwell’in kitaplarında genel bir tarzı var. Otobiyografik olanlarda kendinizi onunla birlikte dipte buluyorsunuz ve artık “yeter ulan bir düzlüğe çık da nefes alalım” moduna geliyorsunuz. Toplumsal ve politik eleştirilerde ise o kadar gerçekçi, haklı ve süregelen tespitler yapıyor ki Yılmaz’ın İlkkan’a dediği gibi “hayatın gerçeklerini yaşadığımız yetmiyor bir de senden dinliyoruz” ayarına getiriyor insanı. Orwell gerçekten büyük bir değer. Her kitabı okunmalı.
Kitap, kıyamet temelinde hareketli, gizemli ve gerilim dolu bir macera sunuyor. Özellikle teolojik ve antropolojik öğeler baz alınarak sunulan gizemler kendi açımdan hep ilgi çekici olmuştur. Kitap da bunu bize öyle aman aman olmasa da sunuyor. Yahudiliğe ve İsrail’in geçmişine gerçekle hayali harmanlayarak bir gezintiye çıkarıyor sizi. Ama öyle Dan Brown ve Grange tarzı bişey beklemeyin.
Kitap sonuç olarak vaadedilen şeyi iyi ya da kötü sunuyor. Akıcı bir şekilde okunabiliyor insanı yormuyor. Sonu ise sanki büyük beklentiyle çıkan ama reytingi düşük kaldığı için apar topar final yazmak zorunda kalınmış bir dizi gibi hissettirdi.
Kitaba bizden bişeyler okumak için başlayacaksanız, aradığınızın çok azını bulacaksınız. Çünkü kitabı okurken bir Türk edebi eserinden daha çok, İngiliz edebiyatının klasik eserlerinden birisini okuyor gibi olacaksınız. Karakterlerin hemen hepsi yabancı. Hikaye ve olay akışları bilindik klasik ingiliz yaşam tarzını resmediyor. Akıcı mı? Evet akıcı bir roman. Ama romanda biz çok eksiğiz. Tamam otobiyografik. Tamam yazar ekonomik durumundan dolayı ferah ve cemiyet içerisinde bir hayat sürmüş. Ama romanda dönemin (hele ki önsözde de belirtildiği üzere ülkenin ve yazarların içinde olduğu durumun) anlatılması daha ilgi çekici olabilirdi. Bu konulara ancak kitabın son kısmında yer vermiş. Sonuç olarak; okuyanı üzmeyen ve sıkmayan, aynı zamanda bir şey de katmayan ama genel olarak güzel bir klasik.