Cemile daha çok genç bir kadındır. Kocası ve kayınbiraderleri askere gittiği için bütün işler kayınvalidesi, kayınpederi ve küçük kayınbiraderinin üzerine kalır. Fakat benim açımdan bakıldığı zaman Cemile karakteri çok fazla serbest kalmış ,hareketleri evli ve eşi askerde bir kadına uymuyor malesef. Tabi bundaki asıl sorun kocasının eve yazdığı mektuplarda karısına sadece selam yollaması da var. Çalıstırılmak üzere kayınbirader ve Cemile yi gelip alırlar. Bu çalıştıkları yerde askerden gelen Danyar ile tanısırlar.Ve Cemile'nin sımarık hareketleri ve Daryan'ın ona bakış açısı aşka dönüşür. Kayınbirader de bunlara tanık olup sesini çıkarmaz. Hatta onları resmeder. Yorulmadan okuyabileceğiniz güzel bir kitap
yedikita.com.tr/devletin-bekasi...
Devlet idare etmek ahlâk ve adalet gibi iki temele dayandığı için tarih boyunca âlimler, devlet adamlarını ikaz etmişler, yazdıkları eserlerle onlara nasihat ve tavsiyelerde bulunmuşlardır. Bu tür eserlerin en meşhurlarından biri de yarım asırlık devlet adamlığı tecrübesine sahip Selçuklu veziri Nizamülmülk’ün Siyasetnâme’sidir. Vefatının üzerinden asırlar geçse de yaptığı tavsiyeler ve nasihatler hâlâ devlet idaresinde olmazsa olmazları bizlere aktarıyor.
1. Devlet, kolay kolay herkese nasip olmayacak büyük bir nimettir. Bu nimete sahip olan kimse, âhirette büyük bir külfetle de karşı karşıya olduğunu bilmelidir. Fırsat eldeyken devletin malını devlet için harcamalı, dünyalık yığmak yerine âhiret için hazırlık yapmalıdır. Kendisi son derece rahat yaşarken halkı yoksulluk çeken devlet adamını çetin bir hesabın beklediği çok açıktır. Hazret-i Ömer (r.a.) dahi bu azaptan korkuyorsa, diğerlerinin vay haline!
2. Devlet işlerinde vazife yapanlar, başkalarının hakkına çok kolay ulaşabildikleri, bütün gücü kendilerinde gördükleri için, yaptıkları her iş kayıt altında olmak zorundadır. Devletin vazifelendirdiği birisi, mazlumun, yetim ve fukaranın hakkını yerse, vay o devletin haline!
3. Herkes liyakatine göre değerlendirilmelidir. Kişide aranması gereken şey mal mülk değil hünerdir. Soyu sopu belli olan kimseler varken devlet vazifesi ne idüğü belirsiz olanlara verilmemelidir. Devletin bekası için, ehil olmayan kimselere iş buyrulmamalıdır. Bir kişiye birden fazla iş yükleyip, onlarca kişiyi işsiz bırakmak akıl kârı değildir. Devlet adamı bunun dengesini gözettiği sürece iyi bir devlet adamıdır. Aksi takdirde saltanatının zeval bulması çok yakın olacaktır.
4. Devlet işlerinde dini bütün, Allah korkusu olan, haram
SiyasetnameNizamülmülk · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,695 okunma
Savaş ve Barış ve Anna Karenina gibi gerçekçi kurgunun zirvesinde eserler ortaya koyan, Rus edebiyatının en ünlü yazarlarından Tolstoy'un iç dünyasına bir yolculuk olan İtiraflarım, ünlü yazarın yıllar süren arayışını konu alıyor.
Maddi başarısı ve sosyal konumuna rağmen hayatını anlamsız bulan Lev Tolstoy'un kendini ve dini anlamaya çalıştığı denemeleri hayatı anlamaya çalışan herkese hitap ediyor. Çocukluğunda öğretilenleri geride bırakmasıyla başladığı kendini bulma yolculuğunda Tolstoy varoluşunun sebeplerini bilim, felsefe, doğunun inanışları gibi pek çok farklı yerde arıyor.
Hayatı anlamlandırmaya çalışan bu otobiyografik eser hem savaşa hem barışa tanık olmuş, zengin, sevilen ve mutlu bir adamı depresyona sokan derin bir arayışın meyvesi.
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma
arkadaşlar kitabı aldım ama hiç sevmedim çok basit bir dilde amatörce yazılmış bir kitap tavsiye etmiyorum.Boşu boşuna para vermeyin bence zaman kaybı bence
Yer Kuzey İngiltere'de geçer ve baş kahramanımız Jane Eyre'in anne ve babası vefat edince dayısı ve onun ailesiyle yaşamaya başlar. Dayısı ölünce bu cadı, uyuz, gıcık yenge, ölüm döşeğinde olan kocasına söz verdiği için nefret ede ede Jane ile yaşamak mecburiyetinde kalır. Maalesef Jane'nin baş belası kuzenleri ve bu gıcık yenge masum Jane'e hayatı zindan ederler. Hele ki Jane'nin hastalanmasına sebep olan kuzenler ve o pis kadın sonunda O'nu yatılı okula yollar ve Jane yeni hayatına tek başına başlar. Bu okulda O ilk defa arkadaş edinir 'arkadaşlığı tadar, aşkı öğrenir, sevilmeyi sayılmayı hisseder', hanımefendi olma yolunda adım atar. Kitap 19. yy da yazıldığı için o zamanlarda lady (hanımefendi) olmak; el işi yapabilmek, yabancı dil bilmek -ki kitapta özellikle Fransızca biliyor olmak çok önemli bir şey- çok iyi para kazanabilmek anlamına gelir. Ve evet hanımefendi olduysan ve insanlar bunu tasdik ettiyse 'oldun' sen denir. Tabi ki sevgili Jane hanımefendi olmuştur, herkes ona gıpta eder.. Öğretmenleri onunla gurur duyar️
Daha o kadar çok şey yazmak isterim Romanı çok beğendim