1477-1573 yılları arasında Japonya'nın içinde bulunduğu kaos ortamında, savaşçı sınıfın yaşamlarının büyük bölümünü cephede geçirmelerinin de etkisiyle, önde gelen savaşcı liderleri arasında yanlarında oğlan bulundurma alışkanlığı yaygınlaşmıştı. Daha sonra, eşcinsellik savaşçı sınıf arasında genel kabul gören bir olgu håline gelmiştir.
Başkeşiş Tannen, "Sürekli 'bensizlik' ve 'hiçlik' öğretildiği için insanlar huzur bulamıyorlar. Hiçlik insanın kalbini saf tutması anlamına gelir," demiş. İşte bu çok ilginç. Efendi Sanenori derdi ki, "Bir nefsin içinde kötülüğün olmadığı yer yoldur." Öyleyse yol tektir. Ama bu ışığı gerçekten yakalayabilmiş insan yoktur. Saflık, çaba üstüne çaba gösterilmezse kazanılmaz.
Sanatta hünerli olduğu söylenen kişi aptalla eşdeğerdedir. Bu, sadece tek bir konudaki ihtirasının aptallığıyla, başka biçbir şeyi düşünmeden o konuda hüner kazanmıştır. Böyleleri hiçbir işe yaramaz.
Eğer bir resmin iletisi açık ise alıcı için o resim kapalı demektir. Yani alıcı, kendi değerleriyle resme yanaşamaz. Sadece verilen iletiyi anlayacak nitelikte olmak ve ileti ile yetinmek durumundadır.