Gerek bazı ülkelerin dağılması veya büyük sarsıntılara maruz kalmasının acı örnekleri, gerekse de diğer halkların iyi bir düşüncenin ürünü olan uyumlu ve düzenli hayatına dair mutluluk öyküleri sadece devleti yöneten şahısların- bakanlar, krallar veya milletvekillerinin- icraatlerinin sonucu değildir. Bunlar her vatandaşı ilgilendiren meselelerdir. Erkek yada kadın, genç yada yaşlı şehirli yada köylü, kas gücüyle yada beyin gücüyle çalışan herkes bu meseleleri düşünmelidir.
Uzun sözün kısası Sokrates sofistlerle birlikte demek istiyor ki; insanin hayati dünyanın hayatından daha önemlidir; asıl bilgi dünyayı değil, insanı bilmektir. Tanrılar evreni yönete dursun, insan kendi hayatını yönetmelidir, iyiyle kötüyü, doğru ile yanlışı ayırt etmesini öğrenip hem kendini, hemde başkalarını adam etmelidir.
Mal sahiplerinden bazıları yufka yüreklidir,çünkü yapmaları gereken işten iğrenmektedirler.Bazıları kızgındır,çünkü bu kadar can yakmaktan hoşlanmamaktadırlar; bazılarıysa soğuk durmaktadır, çünkü soğuk durmayınca mal sahibi olunamayacağını yıllardan beri anlamış bulunuyorlar.Hepsi kendilerinden daha büyük bir şeyin elinde tutsaktır.Bazıları kendilerini bu çeşit davranışa götüren matematikten iğrenmektedir, bazıları korkmaktadır, bazıları da insanı düşünceden ve duygudan kurtardığı için matematiğe bayılır.