Emre ipek

Emre ipek
@emreipek77
"Reguler camper" Bilgiyi yalnızca öğrenmek için değil, varoluşunu dokumak için tüketen bir düşünce gezgini.
Trafikfe sinirlenen bir aciz mi bir azizmi ?
Yine sinirlendin bir şeylere, trafikte sol şeritten ağır ağır giden şahıs çok sıktı canını, söylendin ve sesinde yükseldi biraz belki camı açıp onun duyacağı şekilde hakaret ettin ve kapattın camı. 10 saniye geçti ve neden böyle fevri davrandığını düşünmeye başladın. Pişman oldun o vakit. Keşke sinirlerime hakim olabilseydim diye serzenişte bulundun, eh ne farkım kaldıki diğerlerinden diye söylendin içten içe. Duygularını bastırıp sessizce yoluna bakmalıydın öylemi ? Çabuk sinirlenebilen, öfke duvarını kolayca aşabilen sen duygularını görmezden gelerek susmalısın bir kere daha ah tabi okuduğun psikoterapi kitapları sana sinirlerine hakim olman gerektiğini söylüyor neyseki. Peki bastırılmış duygularınin hayat ırmağında farklı noktalarda zuhur edeceğini de biliyormuydu her sabah 2 şer saat okuduğun o kitaplar ? Trafikte sinirlenmek bir acizlik, değiştirilmesi gereken gereksiz bir travma değildir. Sinirlen, kus öfkeni, nefret et insanlardan, bağır, söylen, küfret. Nasıl olsa küfretmeyecekmisin ufak bir çalkantıda ? Böylesi daha kolay ve doyurucu olurdu öyle değilmi ? Bugün kendin için bir iyilik yap ve değiş. Farkındalığına var, seni sen yapan, seni eşsiz kılan hiç bir değerin önüne set çekip duygularını bastırma. Küfretmeyi bastırmak yerine, küfretmeyi sevgiye dönüştüren bir insan ol. Çok mu ütopik ? Çokmu alışıla gelmişin dışında ? Hiçte değil. Küfretmek acizlik değildir, mesele hayatın kozmik varoluşsal sancılarını özümseyerek farkında olmak, farkında oldukça sevmek, insanı sevmek, doğayı sevmek, hayatı sevmek. Tüm bunlar zuhur ettikçe dünyana daha az nefret, daha çok sevgi biriktirecek kalbin ve öfken bir kuş gibi uçacak nefretinle beslediğin karanlığından. Dilediğin giɓi yaşa, özgür ol, böyle daha güzelsin.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Biraz ilham, biraz kaygı bir o kadar içsel
Bir gün bir kitap okudun ve hayatin değişti değilmi ? Ancak hayatını değiştiren o kitapmıydı sahiden ? Öyle ya belkide binlercesi okumuştu o kitabı ? E öyleyse neden herkesin okuduğu o kitabı okurki insan ? Bunun neresi öznel bir farkındalık yaratırki insana ? Ah öyle olsa keşke ve hepimiz aynı yaşam yolculuğunda birer kopyadan ibaret olsak... neyseki olmuyor öyle. Bir söz, bir cümle yakalıyor seni o kitapta, içselleşiyorsun, anıların canlanıyor gözünde ve farkına varıyorsun daha önce kimsenin varmadığı bir farkındalığa uyanıyorsun. Okunacak binlerce kitap varken senden başka kimse yok, sen eşsizsin. Her zaman eşsizdin. Bu farkındalığa eriştiğin gün belki en sevdigin romandan çıkan favori kahramanın senin eşsizliğin karşısında kayıp gidecek karanlıkta bir merdiven olacak sana. Yükseldikçe özümsediğin, özümsedikçe hayatın tılsımını, sevgiyi, nefreti, saygıyı, özgürlüğü sana birer basamak yapacak güçlü bir merdiven. Şunu unutma, sen eşsizsin, hep öyleydin, farklısın sen. O zaman yürüyedur ve asla geriye bakma, geriye bakanlar hep "keşke"lerle yaşıyorlar. İyikı varsın, vardın ve var olacaksın.
Özgürlük hakkında ufak bir serzeniş ve bir o kadar özgün.
Her "keşke" ardında mesnetsiz bir pişmanlık, bir o kadar lüzumsuz bir yaşanmamışlık fırtınası bırakır derinlerde ancak "keşke" miydi hayatı sorgulatan yoksa yaşanmamışlıkların verdiği ağır yükmü ? Keşkelerinle barışmakmıydı hayatı anlamlı kılan yoksa hiç bir "keşke"ye sahip olmamakmıydı ? Ne kadar mümkün keşkelere sahip olmadan bir hayatı devam eyleyebilmek ? Oradan oraya savrulan bir gezginmi olmalı yoksa başkalarının dayattığı bir hayatın ağırlığını sırtında taşırken dizlerinin bağı çözülen tutkulu bir itaatkarmı olmalı ? Belkide bu sorgu harmanıyla yoğrulmadığın gün, şimdide, ne gelecekte ne de geçmişte yaşadığın gün gercekten özgür olabilirsin. Bir o kadar özgür, bir o kadar firari.
Buyurdu Nietzsche
"Kopmak zordur" der Nietzsche. Bir bağı ortadan kaldırmak acı vericidir. Fakat çok geçmeden yerine yeni bir kanat çıkar.

Emre ipek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·348 syf.·
6 günde okudu
·
2025 21. kitabı
Nikos Kazancakis
7.9/10 · 20,6bin okunma