Görüşmeye gittikleri günlerden birinde İhsan, cezaevleri için, “Burası çıplak adamlar ülkesi “ demişti. “Buradaki çıplaklık, üst başla ilgili değil, insanların içyüzleriyle ilgili… Dışarıda insanı insandan çeşitli perdeler, peçeler, maskeler burada birkaç güne kalmadan sıyrılıp düşüyor. Bir araya kapatılmış olmak hiçbirimizde, olduğumuzdan başka türlü görünebilmek gücü bırakmıyor. Kendilerini olduklarından başka türlü göstermeye çabalayanlar ancak bir iki hafta dayanabiliyorlar. Dışarıda da bu böyle ama, ne sizin beni araştırmaya vaktiniz var ne de benim sizi.”
Sesler gitgide kesilmiş, içeriye akşam alacasıyla birlikte iftar topunu beklemenin usancı dolmuştu. Hıristiyan mahpuslar da oruçluymuş gibi beklemekteydiler. Kamil Bey, geldi geleli hiç kimsenin cigara içmediğinin yeni farkına vardı. Hıristiyanların bu saygısını çok beğendi.